Skip to main content
İstasyon Dergi

İstasyon Dergi

By İstasyon Dergi
Şimdi ''İSTASYON''dayız.
Haber olsun, karanlığı göğsündeki ışıkla aydınlık tutanlara!
Umutla yeni başlangıçlara koşanlara,
Söyleyecek sözü olan, baharlı fikirlere sarılanlara...
Haber olsun, şiirle hayata karışan, edebiyatla kendini bulanlara!
Hasretle bekleyeni, hüzünle gideni olanlara...
Haber olsun, hayata doğan ve inatla açanlara!
Şimdi tüm iklimlerimizle ''İSTASYON'' dayız.
Çünkü ''İSTASYON KAVUŞMAYI SEVER!''
MERHABA...
Listen on
Where to listen
Breaker Logo

Breaker

Google Podcasts Logo

Google Podcasts

Pocket Casts Logo

Pocket Casts

RadioPublic Logo

RadioPublic

Spotify Logo

Spotify

Benim Cumhuriyet Bayramım
Ben, bayrağım dalgalanırken, İstiklal  Marşı hep bir ağızdan söylenirken,  Kurtuluş Savaşı ve devrim ilkeleri  yüceltilirken, Mustafa Kemal Atatürk özlemim  ağır bastığında gözyaşlarını tutamayan  kuşaktandım. Çünkü ne güçlüklerden  ne olanaksızlıklardan sonra, eşsiz bir  bağımsızlık savaşı verdikten sonra,  Cumhuriyet “mucizesinin” nasıl gerçekleştiğinin  bilincindeyim.
04:58
December 07, 2021
Ekşi Günler
Faili meçhul fikirlerin uçuştuğu, bütün  kederlere intihar süsü verilmiş bir devirdi,  bin dokuz yüz doksanlar. İstanbul’da kendi  Rönesans’ını arzulayan, mütevazı bir bohem  hayatı yaşanırdı. Bu hayatı eşsiz bir estetik hissi  sarmalardı. Hâletiruhiyem, isli kandillerle titrek  mahyalara yazılırdı. Göz göze geldiğim herkes,  sanki beni tanırdı. Yüreğim, tekir ağı gergili  salaş meyhane tavanlarından, kurutulmuş  iskorpitler ve çelimsiz denizyıldızlarıyla birlikte  sarkardı. Fanilere vurulduğumda, Boğaz’ın  kıyısında oturup şilepleri sayardım. Hangi ses,  hangi Şirketi Hayriye vapurunun, uskurunun  dönüşünden tanırdım. Herkes hiddetle kabaran  denizden çekinirken, ben çöldeki vahadan  korkardım. Doğuluydum Batı’daydım. Batılıydım  Doğu’daydım. 
03:47
December 07, 2021
Çukurova Bereketi Üzerinde Yaşayan İnce Ruhlu Yazar: Çetin Yigenoğlu
Bendeki Çetin Yiğenoğlu; üretken,  hep toplum için bir şeyler yapmaya çalışan,  didinip duran çelebi bir Çukurovalı insandır.  İsterseniz siz anlatabilir misiniz, Çetin  Yiğenoğlu kimdir? 
07:47
December 07, 2021
Hasibe
Elinde çikolatası, siyah pantolon ve ceketi,  beyaz gömleği, topuklularıyla girip  dükkâna, en köşedeki koltuğa doğru  ilerledi. Tam Hasibe’nin yanından geçerken  “Bana bir orta kahve.” diyerek elindeki cebe  davrandı.  -Geldim güzelim ben
06:59
December 07, 2021
Şerif gitsin, o kadın gelsin o an sahneye. Bu bana yeter. En büyük ödülüm bu benim
Bu ay vagonumda yine çok özel  bir kadın var. Onunla yolculuk  etmek, hem heyecan verici, hem  eğlenceli, biraz hüzünlü, biraz sevinçli.  Şerif Sezer…
12:03
December 07, 2021
Romanın Uzun Yolculuğu
Romancıların, romanlarını nasıl yazdıkları  sıkça merak edilir. “Nerede yazıyorlar,  masaları nasıl, evleri nasıl, kaç günde  bitirdiler, üzerinde nasıl çalıştılar…” gibi sorular  okurun kafasını kurcalar. Roman yazarlarının,  roman karakterleriyle özdeş tutulmasının  da etkisiyle romancıya dair magazinsel bir  ilgi oluşur. Livaneli’nin anlattığı bir anısında,  Fransa’da sokakta yatan bir şarapçının Yaşar  Kemal’i görüp Fransızca “Eşkıya Memed”  demesi, roman karakteri ile yazar arasında  kurulan özdeşliğe de bir örnek. 
06:22
December 07, 2021
Adalet Ağaoğlu: Edebiyatın Yalın Kraliçesi Yaşıyorum, Bu Da Yeter!
Hep o en zor olanın, sadeliğin ve yalınlığın  peşinde; zarif, net, açık sözlü, kıvırmayan,  yaranmayan, adı gibi adil, vicdanlı,  yurtsever, en çok edebiyatı sonra tarihi, yaz  sonlarını, kıyı evlerini, abilerini, kitap okumayı,  düşünmeyi ve yazmayı, biricik sevgilisi Halim’i,  bir Ankaralı olarak Tarabya’daki evinden Taksim’e  yürüyüp İstanbul’u keşfetmeyi, flüt bardakta  şampanya içmeyi seven; ailesini, arkadaşlarını  ve değişen ülkesinin insanlarını düşünmeyi, elini  uzatmayı, faydalı olmayı, paylaşmayı hayatının  son günlerine kadar hiç bırakmayan, hep üreten  Yalın Bir Kraliçe… Adalet Ağaoğlu...
06:54
December 07, 2021
İtiraf
An için zamanın en küçük birimi diyorlar.  Bilemiyorum ama ben yıllarca bu tarifin  ekmeğini yedim. Dünsüzleştiğimde  de yarınsızlaştığımda da, hep anın sihrine  sığındım. Felekten çal çal, bitmiyordu geceler  Beyoğlu’nda... 
07:29
December 07, 2021
Bir Cumhuriyet Kadını Olarak Nahit Hanım
Orhan Veli, kendisini anlattığı “Ben  Orhan Veli” adlı şiirinde “Bir de  sevgilim vardır, pek muteber/İsmini  söyleyemem/Edebiyat tarihçisi bulsun!” der.  Edebiyat tarihçilerine fazla gerek kalmadan pek  çok kişi biliyordu, Orhan Veli’nin “pek muteber”  sevgilisinin Nahit Hanım olduğunu. Hasan Pulur, 13 Ekim 2011’de Milliyet’teki  köşesinde “Orhan Veli’nin Sevgilisi Bulundu”  başlıklı yazısında konu hakkında uzun bir  yazı kaleme almış “Meğer ne kadar çok kişi  biliyormuş Orhan Veli’nin sevgilisini.” diye  yazmıştı. 
09:11
December 07, 2021
Suya Anlat
Huzursuz olmakla başladı her şey, ne  yapacağını bilememenin kıpır kıpır  sancıları. Korku, endişe, güvenli yere  koşma isteği ve hatta panik atak krizi derken  aylar geçti böyle taş gibi. Yaz bitti, kış geçti,  bahar geldi derken yine yaz geldi (gelmiş).  Sıcaktan ejderhaların anası gibi dolanırken  ortalıkta ve üstüne üstlük sevgili yaz mevsimi  uzaktan nanik yaparak olanca endamıyla  önümden geçip giderken bir baktım sevimli bir  teknedeyim, yer gök mavi.
08:17
December 07, 2021
Sükûnet Çağı Düşü
Gürültüde çelişiyor hayallerim. Şehre  tutkunluğum, sessizliğe özlemimle  savaşta. Bütün silahları yok edip,  bizi sükûnet çağına taşıyacak büyük devrimi  bekliyorum. Doyasıya bir eğlencenin ardından  konuşacak mecali kalmamışların mutluluğundan  ilham almış, hiç uyumayan şehri derin bir uykuya  yatıracak, ninnileri diline pelesenk etmiş bir  devrimin geleceği yöne bakıyorum.
04:57
December 07, 2021
ÜÇ MEVSİM KIRIK DAL
ağacın dalı yeşil yapraklarına bir ilkbaharda bir kuşun  konmasıyla  kaç yerinden kırılır?
01:08
December 07, 2021
Öykü içindeki öykü içine öykü
Ev fiyatları artınca emlakçılara da bir haller  oluyor. Sanki emlak bakanına ulaşmaya çalışan  magazin muhabiri gibi hissettiriyorlar insana. Onların çok önemli işleri var, holding  patronlarıyla golf oynarken salon zeminini tek  parça İtalyan mermeri kaplamayı planlıyorlar  da ben o arada arayıp, iki artı bir ev var mı diye  soruyorum. 
09:39
December 06, 2021
Edebiyat Cumhuriyeti
Biliyoruz ki Türkiye’de kitap az okunuyor.  Çok sayıda kitap basılıyor, kitapçılar  yeni ürünlerden geçilmiyor ama her  kitabı yüz binin üstünde satılan ancak beş altı  yazar var. Çoğu kitap, adı bile duyulmadan  kaybolup gidiyor. Herhalde bundaki en büyük  etken, genç kuşağın kitap okumaya meraklı  olmaması.
03:18
December 06, 2021
Türk edebiyatının Kurtuluş Savaşı
Türk edebiyatının kurtuluş savaşı,  öncelikle Türkçenin kurtuluş savaşıdır.  Bu bakımdan ve bu anlamda da öncülük  Mehmet Emin Yurdakul’un 1898’de yayınlanan  “Türkçe Şiirler” adlı ilk şiir kitabındadır. Servet-i  Fünûn şiirinin etkinliğini sürdürdüğü bir  dönemde, öz ve özlü Türkçesiyle şimşek gibi  parlayan bu şiirler toplamı, örneklediği ana  dil ve ulusallık bilincinin yanı sıra toplumsal  adaletsizliğe karşı insancıl vurgularıyla da  önemlidir. 
06:58
December 06, 2021
Atatürk Cumhuriyeti’nin anlamı
Gerçek Demokrasi, Irkçı ve/veya Dinci  Diktatörlerin yutturmaya çalıştıkları  gibi sadece “Sandığa dayalı çoğunluk  yönetimi” değildir. Gerçek Demokrasi, çoğunluğun her dediğinin  yapıldığı bir rejim hiç değildir.
20:12
December 06, 2021
Türkiye Cumhuriyeti 98 Yaşında Ama…
Çok zor elde edilen Büyük Zafer’den  sonra halkın O’na karşı benzersiz  sevgisi, sonsuz inancı, güveni ve desteği,  kendisinin sınırsız gücü olmasına rağmen,  Atatürk ülke yönetiminde “tek adam olmayı,  hilafeti taşımayı, saltanatı sürdürmeyi,  Başbakanlıkla Cumhurbaşkanlığını  birleştirmeyi, ömür boyu Cumhurbaşkanı  olmayı ve benzeri bütün anti demokratik  talepleri” elinin tersiyle itmiştir. Canından çok  sevdiği milletine sadece gerçek ve sürdürülebilir  demokrasiyi, çağdaş medeniyeti layık görmüş  ve ‘’Türk Milleti’nin karakterine ve adetlerine  en uygun olan idare, Cumhuriyet ilkesidir.’’  diyerek Cumhuriyet’i armağan etmiştir...
05:15
December 06, 2021
Santur
Son yıllarda özellikle İstanbul, Ankara,  İzmir gibi büyük kentlerimizin  sokaklarında santur çalan sokak  müzisyenlerini görmüş olmalısınız.
06:57
December 06, 2021
Edip Cansever’in Salınımı
Tuhaf bir merak, karşılığı olmayan bir soru,  zaman zaman gelir aklımın başköşesine  oturur. Kuşkusuz, hayatlarıyla, yazdıklarıyla  beni yetiştirmiş, büyütmüş; varlığım varlıklarıyla  anlam bulmuş insanlar içindir böyle bir merak, bu  karşılıksız soru: Şimdi yaşasalardı ne düşünürlerdi,  ne yaparlardı, nasıl yazarlardı… Ne kadar büyürsek  büyüyelim, gizli bir tutunma ihtiyacı, aklımızın bir  büyük akla değme büyüsü ve gittikçe büyüyen bir  yalnızlık olmalı böyle bir arzuda. Yazdıkları, yapıp  ettikleri aynı yakıcılıkla bizi var etmeyi sürdürse  de; ilk okumadan bu yana her okumada yıkıp  yıkıp kursalar da dilimizi, bu çaresiz meraktan, en  azından ben kurtulamıyorum. Evet, yazdıkları var,  bir sonsuzluk gibi çınlayıp duran. Ancak bu yalın,  insani ve yanıtsız soruyla dönüp dönüp bakıyorum  kendime ve dünyaya: Yaşasalardı, bugünlerin şiirini  nasıl yazarlardı…
17:50
December 06, 2021
Bir sonbahar akşamıydı...
Eylül de geçti artık. Şimdi Ekim... Bir  yaz daha bitti, yaşandı gitti. Kötü mü?  Bilmem... Karar veremiyorum artık. Yazı  hâlâ çok seviyorum oysa. Denize bir daha  kavuşabildiğimden mi? 
06:58
December 06, 2021
Gündoğumu Düşü
Gündpğumu Düşü
00:37
December 06, 2021
Azılı Romantik
Soyadını bilmiyordum, Nazikioğlu’ymuş,  Alpay’ı evveleski severim. Bir defa  Ankaralıdır, o pasajın adı Büyük  müydü, Kızılay’da Gima’nın karşı köşesinde,  ilk açılan pasaj olmalı 70’lerde, orada da bir  mağazası vardı, giysi satıyor olabilir miydi?  Birkaç kez görmüştüm Alpay’ı o pasajda.  Adnan Azar’ı anımsatır. “80 Kuşağının  Prensi” yakışıklı, hınzır, âşıkane, komik, çok  sevgili şair arkadaşım.
07:47
December 06, 2021
Arthur Rimbaud Efsane mi Gerçek mi?
Her kim onun hakkında bir şeyler  duymaya, ondan bir şeyler okumaya  başlamışsa, bu soruyu mutlaka  soracaktır, sormuştur, sorar: Bu nasıl bir  şair? Efsane mi gerçek mi? Efsane ya da  gerçek; bu şair karakter, hemen hemen yüz  elli yıldır şiir dünyasını meşgul ediyor, daha  da edecektir.
08:16
December 06, 2021
Her Gerçeğe bir Mızra
Üstadım, yolculuğumuz daha yeni başladı  ama yanınıza oturur oturmaz keşke daha  engin denizlerde daha fazla vakti paylaşma  imkanımız olsaydı diye düşündüm.  “Bazı küçük yolculukları anlatmaya sayfalar,  kelimeler yetmez Ulaşım” 
15:23
December 06, 2021
Ben ve Öteki
Ben ve öteki arasında bakış açısı farkının  yarattığı durum, düşünce tarihinin temel  sorularından biri olmuştur. Bugünün de  en çok tartışılan sorularıdır.  
05:52
December 06, 2021
Otomobil Uçar Gider
Aynı marka arabaya en zengin ülkelerde  ödenen paranın iki-üç katını ödeyerek  binen bir milletiz.  Ama bu durum araba satışlarını etkilemiyor.  Büyük kentlerde trafik tam bir keşmekeş ve o  kadar çok araba var ki yayalar onların arasından  kendine yol bulmaya çalışıyor.
03:29
December 06, 2021
Bir Yıl Birinci Yaş
Çok zorlu bir süreçten geçmeye devam  ediyoruz… Dünyamızı saran Covid-19 salgınının  etkisinden henüz kurtulamadığımız gibi,  rahatlatıcı bir nefes alma dönemine de  giremedik. Konunun uzmanlarına kulak  tıkayan insanlar, daha ne kadar süreceği  belli olmayan salgının uzamasına bilinçli  bilinçsiz neden oluyor. İş hayatımız, sosyal  yaşantımız ve en önemlisi geleceğimize yön  verecek olan çocuklarımızın eğitimi doğal  olarak olumsuz etkileniyor
05:18
December 06, 2021
EKİM ÇİÇEK AÇTI
EKİM ÇİÇEK AÇTI
01:02
December 05, 2021
Kadınlar Hakkında Bazı Efkar
Der ki büyüğümüz biri: “Düzyazıyla bezemiş erkeği, şiirlerle kadını.  O kusursuz kalem,  Kâinat yazıcısı. ( (Kitabı şereftir yanımda_ Okuram bilirem.”) Demişti ki bir diğeri:  “Şu gül yüzlü dünya İki nadir bedenle bezeli Biri çiçek, teri zarif emeğin Biri kadın, kâinatın göz bebeği.”
03:32
August 26, 2021
İskender'e Teşekkür ve özür
“ Suyun gürültüsü bedenimi özetliyor.” O ince beden, yaşamın gürültüsü  arasında sessizce yürüdü ve gitti.  “İskender’i ihmal ettik mi?” ile “İskender’i  yorduk mu?” arasında salındığımız o yıl  gitmiştim Bodrum’daki evine. Yormaktan  ürkerek… Gençliğimde hayran olduğum bir  şairin yazdığı derginin yöneticisiydim, bir  şeyler yapmalıydım ama yapabileceklerim  sınırlıydı. Evinde olabilecek kadar az kaldım.  “Hayati önemi olan acılar” şiirinde dediği gibi,  “sözcükler büyüdü, sözcükler düğümdü.” O yaz  benim için küçük İskender yazı oldu.
04:06
August 26, 2021
Bir yaz klişesi rüyası
Israrcı, laubali bir yaz. Bazı yıllar böyle  olur, yaşamayı zül sayarsın. Mevsim  kiralık katil gibi dolaşır terleyen  şakaklarında. Ortalamaları tutturmuş  zavallı ömründe, seni tatmin edememiş  yazları düşünüp hayıflanırsın. Tenini  dağlayan tek taraflı aşkın, mütecaviz  cehennemini dindirmek istersin. Güneşten  kavrulmuş kan kızılı mahşeri meydanlarda,  günah çıkarmak ihtirasındaki azgın  kalabalıklara ölü doğmuş gövdeni siper  edersin, havada uçuşan kaya parçalarının  gölgelerinde bir nebze serinlemek uğruna.  Erirken, bir ruh dilersin ömürden ağır, bir  gövde dilersin tüm serinkanlı mahlûkatın  bünyesinden umutlu. Söyle Taranta Babu,  ölümlü beden midir daha acınası, yoksa  ölümsüz ruh mu?
04:02
August 26, 2021
Rodop'ların rüzgarı, incedir, tazelendirir
Mezarsız Ölü, Sabah Yıldızı, Bir  Uzak Dağ Rüzgârı Sabahattin  Ali’yi Rodop’ların aydınlarından  değerli hemşehrisi Selâhattin Karabaşev ile  ölümünün 73. yılında saygıyla anıyoruz.
09:32
August 26, 2021
Kenan Başaran
Mahallemizde bir iki estetik apartman  varsa bile, yüzlercesi sadece barınmak  için yapılmış birer apartmankondu.  Dış cephelerinden mantar gibi çanak antenlerin  fışkırdığı, duvarlarından Pinokyo burnu gibi  doğalgaz bacalarının çıktığı, iki pencere  arasında çamaşırların asıldığı bitişik, karaktersiz  apartmanlar. Kimisi kiremitli, kimisi ondulinli.  Mimari, toplumun aynasıdır. “Ayna ayna,  söyle bana biz nasıl bir toplumuz?” desem,  “Kaotiksiniz.” der, bana...
05:38
August 26, 2021
Hayat
Efendim neymiş; çok sıkılmış, hayat -üstelik  pandemili olanı- çok zormuş, hayallerinin  peşinden koşmaktan yorulmuş. Neymiş,  bir de kimse onu anlamıyormuş…  
07:07
August 26, 2021
Gülümser
- Gereğinden fazla özenli davranıyorum  belki de hayata. Kimse böyle olmadığından  yaptığım davranışın karşılığını da alamıyorum.  Nahif ve kırılganım biraz. Neden kimse  fark etmiyor, bilemiyorum. Onlara göre  hastaneye kapatılacak bir ruh hastasıyım.
07:51
August 26, 2021
Dallar Yeşil Olmalı
“Boşuna çekilmedi bunca acılar İstanbul Bekle bizi Büyük ve sakin süleymaniyenle bekle Parklarınla köprülerinle kulelerinle  meydanlarınla Mavi denizlerine yaslanmış Beyaz tahta masalı kahvelerinle bekle Ve bir kuruşa yenihayat satan Tophanenin karanlık sokaklarında Koyunkoyuna yatan Kirli çocuklarınla bekle bizi Bekle zafer şarkılarıyla caddelerinden geçişimizi Bekle dinamiti tarihin Bekle yumruklarımız Haramilerin saltanatını yıksın Bekle o günler gelsin İstanbul bekle Sen bize layıksın"
04:38
August 26, 2021
Tutkularınızın Peşinden Gidin
Kendimizi keşfetmek için içimizdeki ben’i daha iyi tanımamız ve  ona daha fazla kulak vermemiz gerekir. Zamanımızı bir şeylerle  doldurmak yerine, yapmaktan keyif aldığımız ve içimizdeki  mutlu, coşkulu, tutkulu tarafı ortaya çıkardığını düşündüğümüz şeyleri  hayatımızda çoğaltmaya çalışmalıyız.
04:16
August 26, 2021
Can Yücel’in büyük aşkı: Güler Yücel
Her yıl ağustos ayının on ikisi geldiğinde  Datça’da olan Can Yücel okurları, dostları  onun mezarı başında mütevazı anma  toplantıları yaparlar. Sonra da Eski Datça’da Can  Yücel Sokağı’ndaki “Can Evi”ni ziyarete giderler. 2020 yılının Mart ayına kadar Can Yücel  anmasından dönenleri Güler Yücel karşılardı. Tabii  30-35 hatta 40 dereceye varan yaz sıcaklarıyla yarı  baygın halde yatmıyorsa…
07:22
August 26, 2021
Can Yücel Şiiri
Her seçkin şair kendi ses tonuyla, imgeleriyle, temalarıyla,  kendi özgün kişiliğiyle seçkinleşir. Yine her seçkin şair, bir şiir  dünyasının, başka şairlerle (sadece şairlerle mi, yazarlarla,  sanatçılarla) ilişkilerinin ürünüdür. 
04:56
August 26, 2021
Şiirde buluşmak 'Can'dan Yaşamak
Can Baba buraya gelmeden önce doğum  günüm olduğu için "denize bir masa  atıp hem sohbet ederiz hem de güzel  bir doğum günü anısı olur" diye düşünmüştüm.  Sonra sizi tam hayal ettiğim gibi bulmak çok  heyecanlandırdı beni. ( Yüzüme baktı. Gizli  bir tebessümle elini birkaç kez karşısındaki  sandalyeye doğru sallayarak oturmamı istedi). “Bazen de böyle olur, hayal edersin ve sade’ce  olur…” 
08:03
August 26, 2021
Demine Devranına Aşk ile Hû!
“Malım, mülküm, servetim, hepsi evde kaldı Oğlum, kızım, akrabam, geçtiğim yolda kaldı Dostlarımdan birisi, benden hiç ayrılmadı Allah için yaptığım iyilikler bende kaldı.”
06:14
August 26, 2021
Beynimdeki Kum
Beynimdeki kum Ayakkabımın içindeki taş  Nen varsa o anda benden sana  Gözümdeki yaşı kurutan kadın  Kuş rüzgârgülüne isteyerek çarpar mı? Şarkıya başladığımdaki hevesim sen  Sonu Sözleri Her Seferinde Ezberlememiş Olmam Bilinmedik Ne Varsa Aramızda Anlaşılmaz  Hisset Titreşimini karıncanın Bi çaktıysam gözümdeki feneri sana  Sen olursun  Tek vazgeçemediğim şey  Tamam bana sevgim yeter  Yeter ki  Benim hissettiğim olabildiğince sana hissettirdiğim olsun
01:15
August 26, 2021
Potpuri-1
Adamo: Tabii “Her yerde kar var.” Tabii  Eskişehir, tabii çocukluk. Her şey çok tabii.  Yılbaşı da öyle. Adamo da. Belçikalı. “Karlar  Düşer” şarkısı da onun. Çocukluk, kar ve  Eskişehir, Sezen Cumhur Önal gibi söylersek,  Adamo’nun dilinden üstümüze akide şekeri  tadında yağıyordu! Orta halli evlerde yılbaşı  kutlamanın mutluluğuyla konuklara likör ikram  edilen bayramların mutluluğu, hayatın hep o  mevsimde yaşanacağı hissini uyandırıyordu  ya, işte o mevsim yazdı. Yılbaşı da olsa, kar da  yağsa, Adamo “tombe la neige” dese de, sanki  Eskişehir’in göçmen, tatar, yerli, manav, çoğu  yoksul ve küçük evlerinin üstüne Dıranas’ın  ürpertici “Kar” şiiri serpiştirilmiş gibi ıssız,  uçsuz, sonsuz bir beyazlık, günlerce gecelerce  sürüyordu sürmesine de, her yer yazdı, her yerde  yaz vardı! Şarkıyı Türkçe söyleyen Adamo’nun  kırıktan hallice ve epeyce ılık Türkçesinden belki  de, o günler bana hayatımın yazı gibi gelir. Bir  şarkı, bir ses bu duyguyu yıllar yılı yaşatabilir.  Adamo’nun sesiyle küçücük evimizde dede,  babaanne, anne, baba ve altı kardeş yaz gibiyiz!  Yaz gibiydik! Üstelik Eskişehir’de, ayazı, karı kışı  kıyamet olsa da duygusu sıcacık şehrimde! Ah  bu şarkıların...
10:52
August 26, 2021
Müzelik
“ Eski Ustalar”ın (1) kahramanı Reger’e  sonsuz saygı duyarım. Hayranlığı  küçümser Reger, ben de bu fikirde  onunla ortaklaşırım. Sivri dilini, öfkesini, bilgisini,  bilgeliğini, deliliğini, akıllılığını, rutinini fena  halde kıskanırım huysuz kahramanın. Buna itirazı  olmazdı diye düşünüyorum.
05:17
August 26, 2021
Yürümek
Motorlu taşıtların seri üretimi ve  yaygınlaşmasının tarihi çok değil,  yüzyıl öncesine dayanır (1908 Henry  Ford seri üretimi). Dolayısıyla “Fordizm” öncesi  insanın gayet yavaş bir yaşamın içinde olduğu  söylenebilir. 
02:51
August 26, 2021
Yazın Geldiğidir
Edip Cansever’in dediği gibi girdik bu yıl  yaz aylarına. Ne diyordu şair Kirli Ağustos kitabındaki bir şiirinde: “Her şey o kadar  anlamsızdı ki, yaz / Bunu bir daha pekiştirdi.” Pandemi yüzünden tüm sosyal ilişkiler askıya  alınmış, kentler kasabalar, köyler mevsimleri,  mevsimlerin ruhuna uygun yaşayamamıştı. Bir  kâbustu pandemi süreci. Siyasanın insanımız  üzerindeki baskısı da eklenince günler, aylar  bu kâbustan ne zaman uyanacağız endişesiyle  geçti; geçti de sayılmaz gerçi henüz.
06:59
August 26, 2021
BAYLAN UZUN BIR HIKÂYEDIR
Geçtiğimiz sohbette kapısından biraz da  çekinerek girmeye çalıştığımız Markiz  Pastanesi bize ne çok eski sesi duyurmuş  ve hatırlatmıştı. Bazı hikâyeler şehrin hafızasından  kolay silinemiyordu neticede. Mirası taşımayı  bilmek gerekmiyor muydu? Mirası taşımak... 
06:16
August 26, 2021
Ceylan
Bizim sokakta yıkıldı yıkılacak gibi duran bir  bina vardı. Üç katlı, camları kırık, kapısı asma kilitle  kapalı, perişan halde bir yerdi. Bir gün tadilat başladı. Kim usta, kim mimar,  kim şantiye şefi anlamadım. Ha bire birileri gelip  binayı dıştan seyrediyor, sonra bakıyorum elleri  alçı, üstleri boya içinde çalışıyorlar. 
06:02
August 26, 2021
Annesinin "Hayırsız" Hayırlısı Ahmet Erhan
Ölüm bu ara çok oldun sen Ortalığı kırıp geçirdin Dostlara taktın, gençlere taktın kancayı… Kendim için söylemiyorum, yanlış anlama, bak! Nasıl olsa benim miyadım doldu, Ama sen de bokunu çıkarma işin! Bir süre ara ver bu iş güzarlığa! Tek dur biraz! Ne dersin tam maaşla emekliliğe? İşsizlik sigortası da veririm istersen… Ölüm bu! Can Yücel’i dinler mi
04:48
August 26, 2021
Zafer Yolu Durakları
Başkomutanlık Meydan Muharebesi 30 Ağustos Zaferi sonrasında  bir millet, bütün dünyaya "onur" kavramını bir kez daha  hatırlatmış olsa da bunun bir de öncesi vardı. Öncesi; işgal  kuvvetleri topraklarımızdan atıldıktan sonrasının planlanmasıydı. Mustafa Kemal, umudu ve kararlılığı zirveye taşıyan “Geldikleri  gibi giderler.” 
06:04
August 26, 2021
Umudun tükendiği yıllar
Her şey kötü gidiyor. İşsizlik, parasızlık, güvensizlik,  kimsesizlik, çaresizlik, üstüne de ölen  ölene... Binlerce yıl her geleni göçeni  kucaklamış, herkese eşit davranmış,  iki lokması varsa birini komşusuna  vermiş koca bir millet ne yapacağını  bilmiyor.
14:07
August 26, 2021
Atatürk, 30 Ağostos Zafer Bayramı ve Ötesi
İşgal altındaki topraklarımızı  düşmandan kurtaran büyük zaferin ilk  muharebesi, 26 Ağustos 1922 tarihinde  Kocatepe’deki taarruzla başlamış, dört  gün dört gece sürmüş ve Dumlupınar  Meydan Muharebesi’yle zafere ulaşmıştı.  Atatürk ordularına “Şimdi ilk hedefiniz  Akdeniz!” emrini işte o zaman vermişti.  Yunan ordusu, İzmir, Yalova ve  Bandırma’ya doğru kaçıyordu.
04:37
August 26, 2021
Hiç Ölmeyecekmiş Gibi
İnsan yaşlandığını ne zaman anlar?  Biriyle karşılaştığında “Afedersiniz, çıkartamadım.” dediği zaman mı? “Şu bizim çok konuşan Konya’daki büyük teyzenin adı neydi?” derken mi? 
03:32
August 26, 2021
Edebiyat olmadan çizdiğinizi, KONUK: yaptığınızı nasıl anlatacaksınız?
Röportaj için buluşma yerine gittiğimizde  Aydın Ilgaz’ın eşi ve misafirleri yanındaydı.  İstasyon trafikte yorulur mu? Yorulduk..  Nereden geldiğimiz merak konusu oldu. Eski  İstanbul’dan geldiğimizi söyledik. Acıyan  yüzlerin her biri “Geçmiş Olsun” der gibiydi. Biz  soluklanırken Aydın Ilgaz İstanbul’da yaşadığı bir  anısını paylaştı. Biraz gençliğe sitem etti. Haklıydı  yaşadığı şeyden sonra sitem etmekte. Sonra bir  Üniversitede yaptığı bir söyleşiyi anlattı. 
10:30
July 21, 2021
Bir varmış, bir yokmuş; Sagalassos
Bir kumrunun kanadına takılıp gider, Süzülürüm Akdeniz’e, yüzümde tatlı bir meltem Aşkların ve imparatorların şehri karşılar beni orda Dayamış sırtını kadim Toroslar’a -mış’lı geçmiş zaman hiç bu kadar gerçek olmadı! 
01:27
July 21, 2021
GÜZEL MARMARA
Derinlerde, nefti rengi otlukların altına  gizlenmiş kekamoz kaplı granit  kayaların kuytularında, iri eşkinalar,  tepsi kadar karagözler uyumaktadır.
03:41
July 21, 2021
Müzik eğlence değildir, müzik politikadır!
Çanakkale Savaşı’ndan ‘kalan’  Çanakkale Türküsü’nü, o acıklı  ağıtı, incecik, hüzünlü, yanık yanık,  narin bir kadın söylüyordu. 1923’te  Amerika’da taş plağa alınmış bir kayıttı  bu.
04:54
July 21, 2021
EDEBIYATIMIZIN SESSIZ NEFERLERINDEN BIRI
Pencere önünde bekleyiş sıkıntısına  benzetiyorum, bazen seninle hayata dair  konuşmalarımızı. Gidenler, kalanlar ve  içinden kimselere göstermediğin ince bir sızıyla,  yazdıklarını okurken şaşırıveriyorum. İşte o zaman  duaya başlamadan önceki sessizlik yayılıyor etrafa.  Duvarlardaki yazıların solmuş boyaları dökülüyor  usulca. İnceden bir yel esiyor, hatıraların üstünden.
08:03
July 21, 2021
HİCRAN
Kanatsız kuşlar  Göğü selamlarken dipsiz kuyudan Pinhan olur gözleri Bir başka alemi Resmeder
01:07
July 21, 2021
Yalnız Yaşam, Yalnız Ölüm
Yerden kırıntıları toplarken, kafasını  sürekli kaldırıp indiren tedirgin kuşlar  gibiymişiz. Kanatlarımızı şöyle açıp da  bir gerinmemişiz. Bir yere varamazmışız ama  koşar adım gidermişiz. Serap gördüğümüzü fark  etmezmişiz. İnsana değermişiz de dokunmayı  bilmezmişiz. Meğer birbirimize hasretmişiz...
02:09
July 21, 2021
Başarmayı istemek
Zirveye tırmanmanın ilk adımı zirveye ulaşmayı  istemektir, başarmanın ilk adımı da başarmayı  istemektir. Ama öylesine istemek değil,  gerçekten istemek; ruhumuzla, bedenimizle,  yüreğimizle, aklımızla, tepeden tırnağa bizi biz  yapan her şeyimizle istemektir.
04:51
July 21, 2021
ESEN
Oysa başka bir şeydi Beylerbeyi her yaz.  Bu gri çamurda sabahın köründe  görünen değil.
05:01
July 21, 2021
Didem'in Şür Oyunları
Kederini de neşeli, ironik bir oyunla yazardı. Anne kaybı, çok erken  başlayan “üzgün oluşlar”ının hiç değişmeyen odağı olacaktı. Anne  mi? “Kocaman bir dağ lalesi”. Kaybın açıp bıraktığı derin boşlukta  yitmemeliydi; kendisi yoksa küçüğü Işıl vardı. Kendini yeniden doğurmaktan  daha doğru, daha kısa yol var mıdır, bilmek istememiş olmalı. Yasın acısına  dayanabilmek için Işıl ile bulduğu oyunlar, şiire doğru giden yolculuğun ilk  adımlarıydı. 
06:18
July 21, 2021
Balaban 100 Yaşında
İbrahim Balaban ile ilgili bugüne kadar  yazdığım metinlerde hep “Yaşayan en büyük  Türk ressamı” ifadesini kullanıyordum. İlk  kez “yaşayan” diyemiyorum. İbrahim Balaban’ı  9 Haziran 2019’da kaybettik. O sabah onun  gibi ressam olan büyük oğlu Hasan Nazım,  telefonda ağlamaklı bir sesle “Adaş.”
06:27
July 21, 2021
Yılanın Öcü
“Bi kahve hazırlar mısın?” deyip,  odasına geçti. Ev rahatlığında  döşenmiş, geniş ofis odasındaki  koltuğa uzandı. Yorgun düşmüştü. Kolay  değil, dört saat sürmüştü duruşma. İçi tam  geçmişken, “Buyurun efendim.” dedi sekreter.  Filtre kahvesini sehpaya bırakıp çıktı. Doğrulup bi iki yudum aldı. Telefonu çaldı. 
06:27
July 21, 2021
Zamanının ötesinde
Ahlak sorunumuz var bizim Bayan YS ile  birlikte, bu konuda çok dertliyiz. Hem  YS’nin benden daha hırçın olduğu da bir  gerçek. Genelde kendimi onu sakinleştirmeye  çalışırken buluyorum, o ise laf anlamaz, deli bir  rüzgâr. Ah be kadın geldin kaç yaşına, ne bu hiddet  bu celal, tüm yanlışları düzeltemezsin, bırak  bilen bildiğiyle eğlensin. Lakin kendisi duyusal  anlamda benimle aynı faktörlere maruz kalmasına  rağmen, şahsına münhasır bir kişilik olduğundan  tepkileri benimkilerden bazen farklı oluyor. Bu  aralar ahlak, erdem, emek, insanlık konularına  takılmış durumda. Keza ben de öyle. Uzak diyarlara  yaptığımız meşakkatli yolculuklardan beri,  kendisi ile bu kadar hemfikir olmamıştım sanırım  (yaptığımız bir demiryolu seyahatinde, treni  izleyen büyükbaş sayısının yıllara göre nüfus artış  hızı hakkında).
06:27
July 21, 2021
Şair ve aktivist Behçet Aysan
2 Temmuz 93’te Sivas Madımak otelinin islâmcı  faşistlerce yakılması ve bunun sonucu otuz  üç can’ın katledilmesi, bu ülkenin can damarına  saplanan bir hançerdi. Otuz üç aydın, sanatçı ve  gencecik semahçıların acısı, duyarlı olanlarda hiç  dinmedi, hiç dinmeyecek. O tarihlerde yayımlanan  kültür ve sanat dergileri “Sivas’ı Unutmayalım”  damgasıyla çıkmıştı. Her yıl bir biçimde  Madımak’ta yitirdiklerimiz için etkinlikler yapıldı,  yitirdiğimiz can’ları unutmadığımız dile getirildi.
09:25
July 21, 2021
Zaman küçük, söz büyük
Zaman küçük, söz büyük
11:33
July 21, 2021
Dil, Eşek Arısı, Bir Kelimenin Yarısı
Eşek arıları bize müsaade deyip topluca  istifa ettiler bugün. Evvela, yaz geldi de,  ağustos böceklerine özenip mesuliyetten  kaytarıyorlar sandım.
05:05
July 21, 2021
“Kirletilmiş bir zamanı yürürken adım adım”
Beklenmedik ağır bir acıyla zamansız ve  apansız yitirilmiş, çok özlenen bir babayı  anlatmak bir anlamda onun ‘bu dünyada  bir yeri olsun’ diye çok söylemek, çok sevmek...  Bir görev...
07:53
July 21, 2021
Bir başka hayat koyu
Arkadaşım boşanıyor, morali bozuk.  Böyle günler için var dostluklar,  yanında olacağım, söz veriyorum. Tatile gidelim, iyi gelir? “Rahmetli anneannemin evine gidelim, orada  huzurlu olurum.” diyor.
07:15
July 21, 2021
Sivas Eli
Vardım Veysel’in yurduna Sordum koyun kuzusuna Kurtlar sarılmış postuna Sivas eli Sivas eli Bir yel esti deli del
01:01
July 21, 2021
Yaşlı Denizci’nin Albatrosu
Yaşlı Denizci, albatrosu öldürmeyecekti.  Bu bir romanın ilk cümlesi değil. Evrensel  bir yazgı olarak, kendisine iyilik edeni  öldürmenin trajedisi ve bu trajedinin lanetli  bir hal olarak sürmesi.
10:04
July 21, 2021
Sazı, Sözü, Semahı Yaktılar
16. yüzyılda, “Sivas ellerinde sazım çalınır”  dizesi 20. yüzyılda Sivas ellerinde sazım  yakılıp, karanlığa ve unutulmaz acılara  evrildi… Sanatçılarımız, aydınlarımız, kadınlarımız,  gençlerimiz yandı
05:17
July 20, 2021
Ateş Düştüğü Yeri Yakıyor Hâlâ
Sivas’ta Madımak Oteli’nde katledilen arkadaşlarımın yüzlerini  düşünüyorum. O sevecen, yumuşak ifadeli, hüzünlü yüzlerini.  Onlarca yıl geçti aradan ama dostlarımın yüzlerini hâlâ dumanlar  arasında görüyorum.
03:20
July 20, 2021
HAYAT GEÇER SANAT KALIR
HAYAT GEÇER SANAT KALIR
05:58
July 20, 2021
Kalaycı Nesimi, Aşık Nesimi, Babam Nesimi...
O benim yaşımdayken öldü, ben ise şimdi  babamın öldüğü yaştayım... Ve aslında  babamdan 1 yaş büyüğüm bile... Madımak  büyütmüş bizi... O öldüğünde, onlar yakılarak  öldürüldüklerinde doğan çocuklar, şimdi 28  yaşında arkadaşlarımız oldular... 
05:06
July 20, 2021
28 yıl sonra…
Yıllar geçiyor. Göz açıp kapayıncaya kadar  geçiyor. Yirmi sekiz yıl oluyor. Onulmaz bir  yara gibi izler bırakıyor. Geride ince bir sızı  kalıyor. Biraz kalbin üstüne eğilince acıyor, acıyor.
06:50
July 20, 2021
Bir Ülkenin Fiyatı
“Bir Ülkenin Fiyatı” 1967’de 27 yaşında öldürülen Nikaragualı şair ve gerilla Fernando Gordillo Servantes’in bir şiirinin başlığıdır…
03:48
July 20, 2021
Temmuzda da Sevgi Yeşerir
Başta itfaiye görevlileri olmak üzere  insanların bir yangında alevlerin tehdit  ettiği bir kediyi kurtarmak için seferber  olduğunu düşünürsek, Madımak Oteli’ndeki  katliamı alkışlarla izleyenlerin tutumu nutkun  tutulmasına yol açıyor.
06:35
July 20, 2021
O Pastanede Hangi Hikâyeler Kaldı?
Markiz Pastanesi’ni kaç kişi hatırlıyor  şimdi? Şehrin hafızası yaşananları  elbette bir yerlerde saklıyor... Sadece  anlatılabilecekler için değil, artık anlatılmak  istenmeyecekler için de...
06:36
July 20, 2021
AŞK
İnsan bu haliyle, yani modern insan olarak,  elli bin yıldır var. Var olduğundan beri de  kendini anlatma, ifade etme derdinde.
05:59
July 20, 2021
Yanmadan Aydınlığa Çıkabilmek
Nâzım Hikmet söylemişti: “Sen  yanmasan/ Ben yanmasam/ Biz  yanmasak / Nasıl çıkar karanlıklar  aydınlığa”
08:20
July 20, 2021
Hasan Saltık
Hasan Saltık ismini merak edenlerin her  yerde açıp okuyacağı bilgi budur: Zaza  asıllı, Türk müzik yapımcısı ve Kalan  Müzik’in kurucusu. Klasik Türk Müziği’nin,  Anadolu, Kafkas ve Balkan halk müziklerinin  nadide örneklerini derlemiş ve yayımlamıştır.
02:05
July 20, 2021
ZEYTİN ŞAFAĞI
-Açma güneş doğduğunda gözlerini Gözlerinde büyüsün göz bebeklerin Hangi caddene uzansam yaralı uyanıyorum Hangi sokağına sapsam çıkmaz sokak Yolumu çeviriyor savaş sevdalıları Gencecik ömrüm yaş almadan soluyor Muammalı pazarlıklar dönüyor gıyabımda Sonu belli senaryolar yazılıyor gün karına Bilmediğim acılar saplanıyor bağrıma Son dakika haberi oluyorum gazete  sütunlarına Ah be hayat Baharında öleceklerse Neden doğuyor zemheride çocuklar?
01:02
June 22, 2021
FARK ETMEDEN…FARK ETMEDEN…
İlkyaz, belki her yerde güzeldir ama benim için  İstanbul’da eşsizdir.  Kimbilir belki herkes çocukluğunun  kentini, semtini ilkyazla hatırlarken benim gibi  hissediyordur.
04:13
June 22, 2021
DOLMUŞLAR
Cumartesi pazarından dönerken  dolmuşta unuttular beni. Kelebek  camından hayatı buğularken dalgındım.  Kaderleri yeniden yazılmış Amerikan  arabalarında haddinden çok sefer  yaptım. Dünyada henüz birkaç yıl var  olmuş biri için fazlaca efkârlıydı aklım.  Kayboluşun eşsiz korkusunu örtünüp  derin uykulara daldım.
04:10
June 22, 2021
Bülbül Kaçı
“Kentlerde iniştir arka bahçe Diktiğin gül çeliğini yoklamaya uçarak inersin tüy yaprak  baharlar dönüşte sonra yokuş ağırlığınca yüklenir üstüne sonra bu serseri mayın nereden gömülmüş gizli toprağına kayarsın elinde değil mayın o sezdiğin yerinde (sessiz) seni beklemede bir sürçme, belki bir acele kayma kayma kayma kayma kayarsın”
08:56
June 22, 2021
Ben Geldim
Saat 1’de buluşmak üzere sözleştiler.  Telefonu zorlukla tutabilmişti. Avucu ter  içindeydi. Onunla konuşurken yüzü de  sanki ergen sivilceleriyle kaplanmıştı. İstemsizce  yüzünü sıvazladı. Üzerinden bir dakika  geçmemişken daha, saatine baktı. Yarına kadar  zaman nasıl geçecekti?
06:26
June 22, 2021
Gün ola harman ola
Veyahut başka bir hayatta, herhangi bir  zamanın herhangi bir anında o acılar  unutulmaz, yaralar kanar da kanar. Özlediğine  canın yanar, öpemediğine için kanar.
07:45
June 22, 2021
Figen
“ Şimdi geçmişten gelen bir yamayım,  bugüne dikili.” diyerek boşalan  bardağını doldurdu Figen. Koray dönüp  baktı; “Yeni bir şiir mi?” -Bir dize, ilk mısrası ama
06:54
June 22, 2021
Mustafa Kemal Paşa ve Nazim Hikmet
Selanik’te 20 yıl arayla dünyaya gelen iki  sarışın Osmanlı, yirminci yüzyılda bu ülkenin  tarihine geçti. 1881’de doğan Mustafa  Kemal, Kurtuluş Savaşı’nın lideri ve Cumhuriyet’in  kurucusu oldu.
05:24
June 22, 2021
BIR NÂZIM BÜYÜTÜYORUM IÇIMDE
Hatırlıyorum. Nâzım Hikmet deyince hatırlıyorum hep. Dinleye  dinleye ezberlediğim o şarkının sözlerini ve şiirlerle henüz  tanışmamış benliğimin hislerini. Birçok eşsiz cümle sindi  hayatıma o günden sonra. Mesela; büyüyemediğini öğrenmiştim ölü  çocukların ve zulmün benimle yaşıt bir kızın saçlarını yakabileceğini  öğrenmiştim. “Kız Çocuğu” adında bir şarkı idi benim bildiğim, şiirlerin  varlığından da habersiz olduğumu söylediğim zamanlar işte. “Nâzım  Hikmet”, o bir şairdi evet, ancak ben şiiri tasvir edemeyecek kadar  küçük, şair nedir anlatamayacak kadar bilgisizdim. Kim olduğunu, ne  yaptığını bilmeden tanıştım o gün onunla ve adı aşina oldu bir süre sonra  kulağımda.
05:02
June 22, 2021
Karakter
Fransızca kökenli “karakter” kelimesinin  Osmanlıcada ve güzel dilimiz Türkçedeki  karşılığı; “seciye, ira, özyapı”dır.
04:50
June 22, 2021
Altunziade Tarlası ve Bursa cezaevi'nin avlusu...
Onların sadece sözcüklere  hükmettiklerini düşünürüz. Değil. Yeri  geldi meşin yuvarlakla da muhabbete  girdiler... Hatta yazmakla kalmadılar; sahalarda,  cezaevi avlularında kıran kırana kapışmaları bile  girdiler
05:15
June 22, 2021
Ahmed Arif ve 40 kuşağı
Ahmed Arif’i 40’lı yıllar toplumcu şairleri  arasında sayabilir miyiz? Soruyu yanıtlamak için öncelikle doğum  tarihlerine göz gezdirelim. 40 kuşağını 1909 doğumlu Hasan İzzettin  Dinamo ve 1911 doğumlu Rıfat Ilgaz’la  başlatabiliriz
03:57
June 22, 2021
Ahmed Arif’in Diyarbakır’ı… Diyarbakır’ın Ahmed Arif’i...
Diyarbakır’a ilk gidişim, ilk gençlik  yıllarıma rastlar! Jandarma onbaşısı  olarak Diyarbakır’da askerlik yapan  ortanca ağabeyi ziyaret… Ama… Yazı çizi  dünyasına girişimden 5-6 yıl sonra gittim asıl!  Diyarbakır Demir Otel’deki hallerimizi asla  unutamam. Onlarca muhabir, bölgenin kan ve  ateş anlarından tanıklıklarını anlatıyor birbirine.  Çokça olup biten köy yangınlarının kan kırmızı  alevi de anlatıma eşlik ediyor ne yazık ki. Öyle ya...  Cizre’den, Silopi’den ya da Şırnak’tan endişeyle  gelinmiş haber-foto geçiliyor gazete merkezlerine  (Bir başka sefere anlatırım)! Son gidişim de zor  günlerin sonrasıydı... Bu kez şehrin merkezi SUR  yanıp yıkılmıştı!
10:08
June 22, 2021
Moğolistan, Sibirya, Çin arasında Nâzım Hikmet…
Sanki dünyanın öbür ucundaydım. Hayır,  doğru değil. Sadece Altay Dağları’nın  eteklerinde bir yerdeyim. Moğolistan, Sibirya  ve Çin’in birbirine iyice yaklaştığı sınır bölgesinde,  Sovyetler Birliği’ne bağlı Gorno Altaysk adını  taşıyan, Tanrı’nın unuttuğu bir yerde… Sovyetler  Birliği dememe şaşmayın, yıl 1988’di…
07:18
June 22, 2021
Fotoğraf
Bağımızın bozulduğu bir fotoğraf elimde Küplerdeki kızıl suların akmadığı İçimize damladığı bir fotoğraf. Bir yangın yerine şahit olanlara, Toprağın pekmezle birleştiği yerlerin kokusunu getiren. Annem demir pervazlara biberleri asıyor bir bir  Herkesin ve her şeyin  Bir yere bağlı olması gerektiğini düşünerek.  Yanıltmıyor biberler annemi benim aksime... Kör makasla kesilmiş bir fotoğraf elimde, Gelen ayazı engellemek için eksilmiş bir parçası.
01:52
June 22, 2021
Orhan Kemal’le çocukluğum
Küçük, küçücükken her çocuk gibi  hayal kurardım. Parasız  olmamız  hayal kurmama engel olamazdı ya. Bu  düşlerimde birçok oyuncağım olurdu. Arabalar,  tekneler, teneke insanlar ve de trenler benim  hayallerimin zenginliğiydi. Oysa gerçek tam  tersiydi. Evde pazardan alınmış tenekeden  kurmalı bir cankurtaran arabası, bir de  tekerlekleri bozuk üç tekerlekli bisiklet. Bütün  oyuncaklarım bunlardı. Ama en büyük oyuncak  hazinem annem ve ablamın dikiş dikerken  kullandıkları ipliklerin boşalan tahta  makaraları  ve kibrit kutularıydı.
05:58
June 22, 2021
Karla kaplıdır
Sargın çocuklar haber verdi Esaretimi Can evimde uçuştu alıcı kuşlar Gel saklanma Kulak ver bana ey kalbim Dünya durdu gözlerimde Vurgun yedim gün ortası Tarihsiz kitapsız sürgüne çıktım Yine ateşe verdi beni Hüznün başıboş seli Sevdamın dili karla kaplıdır Sözümün itirazı var
02:27
June 22, 2021
Solingen
İster inanç ister evrim teorisi; bir tek kişiyle  başlayan insanlık macerasına bugün 8 milyar  ortaktır. Uçsuz bucaksız coğrafyalarda  dilediğince at koşturan insanlar, bugün yaşadığı  sınırları aşmak istediğinde kendi ülkesinden  ‘çıkış’, gitmek istediği ülkeden de ‘giriş’ izni  almak zorundadır. Binlerce yıla yayılan istilalar,  dağdan gelip bağdakini kovmalar, artık mazide  kaldı.
08:42
June 22, 2021
Hazan
Nicelerini doğuran ağaç ana  Kırağı sinmiş, gecenin ayazı işlemiş kuru bedenine  Rüzgâr deşmiş, soğutmuş seni, Baştankaralar öter çıplak dallarında Hazan gelmiş, yüz çevirmiş mevsim yaza Bundan böyle saklanmıyor yaprakların ardına Çimlerin üzerinde kurumuş sarı yapraklar  Düşmeyi beklemekte kalanlar Yorgan olup sessiz örtmekte erenleri,  Ya tutarsa tohumlar Erisin, yunsun toprağa bahara kadar Sislerin ardında göğe uzanan dalların Sabah yağmurda öptüm, soğumuş bedenine sarıldım  Neden bu vaat, bu geçici veda Sormalı köklerine  Orda mısın, uykuda mısın?
01:21
June 22, 2021
Adınla yaşa
Dur anlatayım: Kuzey Ege’de, turizmin öyle çok da  patlamadığı bir köydeyiz. Beş yıldızlı oteller yok, devasa su kaydıraklı  tesisler, her şey dâhiller yok
10:24
June 22, 2021
Tesadüfler
Zamana karşı yarışmak, yerini zamanla  yaşamaya çalışmak haline bırakmıştı,  ama bu kedi ve zaman arasında bir barış  anlaşması manasına gelmiyordu. Aksine,  günler saatlere ya da saniyelere değil de,  başı sonu belli tasarılara bölündükçe, kediyi  hafakanlar basıyordu.
05:54
June 21, 2021
Bu ülkenin bir değeri: Kazım Koyuncu
Kazım Koyuncu’yu 2005’in 25 Haziran’ında  otuz üç yaşındayken yitirdik. Türkçenin  büyük ozanı Yunus Emre, herhalde  böylesi yitikler için söylemiştir şu dörtlüğü: "Bu dünyada bir nesneye Yanar içim göynür özüm  Yiğit iken ölenlere  Gök ekini biçmiş gibi."
06:11
June 21, 2021
Tüketirken tükeniyor muyuz?
İnsan, doğası gereği ihtiyaçlarını giderecek  kadar tüketmek zorundadır. Ancak zaman  içinde amacını aşarak, yaşamak için tüketen  insandan tüketmek için yaşayan insana  dönüşmüştür.
05:23
June 21, 2021
Şimdi Yaz Gelmişken
Artık çok uzaklarda kalmış bir duygu...  Kim bilir nereden geliyor. Belki bir  hikâyeden, belki eski bir sohbetten,  belki de geçmişe gömülmüş, geriye sadece  duygusunu bırakmış bir şarkıdan...
06:34
June 21, 2021
Küçük zalimler
Senin gördüğün sevgilim… Hani o kalabalık  metrobüste çocuğuna tokadı basan, azıcık  da kapüşonundan tutup sarsan öf-pöfçü  anne… Hani asla olmayacağını iddia ettiğin anne…
05:17
June 21, 2021
Haziran Çiçek Açtı
İşte o zaman, dört duvar arasında solgun şair, evrenin şarkıcısı olacaksın ve sen bahtı kara, ince ruhlu, hasta şair halkın güçlü şairi olacaksın.”
01:15
June 21, 2021
Necip Fazil Kisakurek
1904 yılında, İstanbul’un Çengelköy semtinde  büyük bir konakta dünyaya gelmiştir.  Kayıtlı bir şecereyle Mevlana Bektut  Hazretleri’ne dayanan Dulkadiroğulları’na  bağlı “Kısakürek”ler soyuna mensuptur. Babası  Mekteb-i Hukuk mezunu; Gebze Savcılığı ve  Kadıköy Hâkimliği görevlerinde bulunmuştur.  Annesi Girit muhacirlerinden Mediha Hanım.  İlk dini telkinlerini aldığı büyükbabası Mehmed  Hilmi Efendi, İstanbul Cinayet Mahkemesi ve  İstinaf Reisliği’nden emeklidir. İ
08:19
May 17, 2021
Dikiz Aynası
Her türlü tehdit ve kaygıdan uzak bir  hayat yaşıyordu. En kötüsü hesaplanmış,  çok sonraları da planlanmış bir hayat.  Her şeyi yolundaydı..
06:30
May 17, 2021
Hızır ile İlyas
Dara düşenlerin yardımcısı Hızır  ile denizlere hükmeden İlyas’ın  Dünya’da buluştukları günde,  kitapta “İki denizin birleştiği yer”  diye anılan bentte; ab-ı hayatı içmiş  Hızır, ölümsüzlük âlemine geçmiş.  Baht açmışlar birlikte, bahtiyar edip  niyet çıkarmışlar. Bilmem kaç bin yıl  boyu, tanyeri ağarırken jaleyle yoğurt  mayalamışlar. Çiçekler açtırmışlar.
04:05
May 17, 2021
Yol
Bozkır ortasında bir çocuk, on-on bir  yaşlarında var yok… Buhara’ya bir saat kala, etrafında dağ,  nehir, göl, deniz olmayan bir düzlük… İpek Yolu’nda ilerliyoruz sabahın  erken saatlerinde, güneş henüz Çin’in  tepesindeyken… 
03:15
May 17, 2021
BUKET
Engin, sen başla der gibi işaret etti. Buket, sarıçiçekli elbisesinin ucunu  düzelterek söze girdi.
07:47
May 17, 2021
Diziler ve hatırlattıkları
Kurmacaya (hikâyelere) neden ihtiyaç  duyarız? “Evren hikâyelerden oluşur, atomlardan  değil.” diyor şair ve yazar Muriel Rukeyser. Hayatımıza dâhil olan her bir hikâye ile yeniden  düşünür, yaşadıklarımıza yeniden anlam  vermeye çalışırız.
05:51
May 17, 2021
Şarkışla'ya Düşürmesin
Benim kuşağım Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idamını  dün gibi hatırlar. Oysa aradan 49 yıl geçmiş. O karanlık yıllarda,  ilkel intikam duygularını tatmin etmek için üç genci darağacına  gönderenler, bugün hâlâ aramızda. Yaşıyorlar, gülüyorlar, konuşuyorlar.  Memlekete nasıl hizmet ettiklerini anlatıyorlar ballandıra ballandıra.  Oysa yaptıkları hizmet değil, ihanetti. Üç gencin idamı adalete duyulan  güveni yok etti, vicdanları kanattı, Türkiye’yi çürüttü. Daha önceki üç idam  da ülkeyi onulmaz biçimde yaralamıştı. Adnan Menderes, Hasan Polatkan  ve Fatin Rüştü Zorlu’nun idamları, Türkiye’yi geri dönülmez bir karanlığın  içine yuvarlamıştı. Sonra üç idamın intikamını almak için, bu olayda hiçbir  sorumluluğu bulunmayan üç öğrenciyi darağacında öldürdüler.
02:46
May 17, 2021
Çelikten toprağını dele dele hayatın!
Titizdim eskiden, artık değilim. Kirliyim,  senelerdir temizlenmemiş bacalar gibi ve  kirliyim, herhangi bir yolcunun herhangi  bir bavulunda unutulmuş mendiller gibi. Kir,  ter ve bilinmezlik içindeyim Beyoğlu’nun arka  sokakları gibi…
08:50
May 17, 2021
Bir İstanbul kahramanı Vedat Türkali
Türkiye’de “insan hakları” denildiğinde akla  gelen ilk isim olan Akın Birdal, 2011 yılında  bana hayatımın en değerli beş yılının  kapılarını açan bir teklifte bulunmuştu: -Nazım Bey, Vedat abinin belgeselini çeker  misiniz?
06:20
May 17, 2021
Basın özgürlüğü ve sorumluluğumuz
“Önlememiz gereken şey,  sorumluluğumuzun suçluluğa  çevrilmesi ve elli yıl sonra bize şunun  söylenmesidir: Bu insanlar bu dünyaya en büyük  felaketin geldiğini gördükleri halde sustular.”
04:23
May 17, 2021
19 Mayıs 1919…
15Mayıs 1919… İzmir Körfezi’nde gözün  gördüğü her noktada Fransız, İngiliz  ve Yunan deniz filoları. Karada da  kentin dışından içlere doğru adım adım işgale  başlayan Yunan Ordusu… Yunan işgal kuvvetleri,  Konak Meydanı’na ulaştığında bu feci duruma  dayanamadı genç bir adam. Silahını ateşledi  işgalcilere doğru! Ne yazık ki anında kurşun  yağmuruna tutulacaktı! “İlk kurşun” olarak  tarihe geçen bu tek kişilik direnişin kahramanı  Gazeteci Hasan Tahsin’di! İzmir’in ilk şehidiydi.  Ama hayat ki... Aradan 3 yıl geçecek, o  meydandaki hükümet konağına, gerçek bir  yurtsever olan Hasan Tahsin’in, uğruna şehit  düştüğü yurdunun bayrağı çekilecek ve yine o  meydana, heykeli dikilecekti; bir onur abidesi  olarak, sonsuza kalarak!
05:17
May 17, 2021
19 MAYIS’TA TÜRK GENÇLIĞI
Bebeklik, çocukluk, gençlik, olgunluk,  ihtiyarlık dönemleri bireysel hayatımızda  kalıcı kavramlar değildir. Hepimizin bildiği  ve yaşadığı gibi; doğanın zorunluluğu gereği her  birimizin peşi sıra geçirdiği süreçlerdir. Dışarıdan  bir gözle bakıldığında rahatlıkla anlaşılacağı gibi,  sosyal hayatımızın herhangi bir zaman diliminde  her biri aynı anda var olur. Yani toplumlarda aynı  anda bebekler, çocuklar, gençler ve diğerleri var  olurlar. Bizler de bunları genel kavramlar olarak  algılar ve kullanırız. Oysa bu kaçınılmaz geçiş  süreçleri bir birey üzerinden ele alındığında her  dönemde farklı bir anlam ifade eder.
09:03
May 17, 2021
Kara cuma vakitleri
Kara cuma vakitleri
02:25
May 17, 2021
Hayat Geçer Sanat Kalır
“N’oolur Hasan Çavuş uçurumun  kenarına, uçurumun kenarına!” Küçücük bir kız çocuğu. Kapkara saçlı,  kapkara gözlü. Dört yaşında ya var ya yok.  Korucu Hasan’ın kucağına tırmanmış,  eliyle bu yüksek düzlüğün ucunu  gösteriyor. O ucun kıyısı uçurum. İkisinin  de en sevdikleri ve sık sık oynadıkları bir  oyun bu. Korucu Hasan, küçük kızı havada  fırlatıp tutuyor. Küçük kız bir süre havada  uçuyor, sonra tam düşerken kendini  Hasan’ın güvenli kollarında buluyor. Ama  bu oyunu o düzlüğün herhangi bir yerinde  değil, tam uçurumun kenarında oynamak  istiyor her zaman.
03:16
May 17, 2021
ANNE BENI SINIR EDIYORSUN!
Bir pazar sabahı... Uyandınız... Yüzünüzü  yıkadınız... Sofra hazır... Ev halkıyla  günaydınlaştıktan sonra oturuyorsunuz  kahvaltıya. Kahvaltınızı ederken birden bir  ses; 
02:02
May 17, 2021
“Her nefes alışımız bayramdı”
Mayıs ayı bayram ayı. Doğa uyanıyor,  ilkbahar her yerde açıyor, en olmaz  denen yerden, taşların arasından  yeşil otlar çıkıveriyor. Ama insanda gam,  kasvet varsa, o yeşil otla göz göze gelmek bile  cesaret istiyor. Mayısta hem bahar bayramı  hem “İşçi ve Emekçi Bayramı” var ayın birinde,  sonra Atatürk’ün gençlere armağanlarından  biri var, adını duyunca heyecanlandığımız  “19 Mayıs”ımız ve bu yıl mayısa denk gelen  “Ramazan Bayramı”mız. Bir ay boyunca sadece  yemek, içmek değil, pek çok alışkanlığını  değiştirmeye niyet edip, nefsiyle mücadele  edenlerimizin, ellerini, yüreklerini yaradanlarına  açtıkları, dualarla arınıp, doydukları ayın  sonundaki mükâfatları.
06:39
May 17, 2021
Karanlık Orman
Herkes kendisi için yürüyor karanlık ormanda Kestane ağaçlı bu yolda, dikenli  Meyveler büyütüyor kalbimiz, yan yana  Kuyruklu bir yılanı yansılıyor ayın yüzü...
00:52
May 17, 2021
Konu: ANNE
Aslında anneler tekil olamaz, gerçeği,  doğrusu annelerdir. Anne; her şey anlamına geliyor. Doğuran, besleyen, sevgi veren,  şekillendiren, tüm yaşamını evladına adayan,  merak eden, dualarıyla uzaktaki yavrusuna  destek olmaya çalışan, gerektiğinde evladı için  canını veren bir sevgi bulutu... Son dönemde  “sevgi yumağı” sözü çok kullanılıyor ama anne  bir yumak değil, çok daha büyük, çok daha  güçlü, çok daha etkili...
11:44
May 17, 2021
Adım Maden Ocağında
Bir felaketle uyandım, Kim var acaba felaketin ortasında? Hâlbuki bunları düşünemeyecek yaştayım, Kahramanım ölüyor kömürler arasında.
02:31
May 17, 2021
SAİT MADEN’İN BAVULU
Çok uzak eskiler değil, yakın uzak zamanlardan  söz ediyorum, ama özlemle, ama acıyla,  ama kahırla: Bir zamanlar memlekette böyle  insanlar yaşardı!
09:06
May 17, 2021
Anam anam kadın anam…
Mayıs ayında Anneler Günü kutlayacağız. Duygusal mesajlar yayımlanacak:  canım anam, çilekeş anam, analarımız,  elleri öpülesi, saçını süpürge etmiş, kendini  evlatlarına adamış, yücelerin yücesi analarımız,  ey ayaklarının altı cennet analarımız...
08:47
May 17, 2021
SINIR TANIMAYAN USTA: Genco Erkal
Avusturya, Avustralya, Amerika Birleşik  Devletleri, Belçika, Danimarka,  Fransa, Hollanda, İngiltere, İspanya,  İsveç, İsviçre, Kanada, Küba, Martinik, Rusya,  Yunanistan… Bunlar, kentten kente, sahneden  sahneye Genco Erkal’ın alkışlandığı ülkeler.  Sınırsızlık, sınırları aşmak muhteşem bir şey!
10:26
May 17, 2021
Türkiye 1968’i
Üniversiteli gençliğimi 60’lı yılların  ilk yarısında yaşamış olduğum için  mutluyum. Hem bizim ülkemiz hem denebilir ki bütün  dünya bakımından bu olağanüstü 60’lı yılların  ikinci yarısında ise artık üniversiteli değildim. Fakat o yıllarda da genellikle bulunduğum  Ankara’da yine aynı devrimci coşkunun,  çalkantıların tam ortasındaydım ve  68’deki patlamanın hem tanığı hem de  katılımcılarından biriydim.
04:55
May 17, 2021
Dünyanın en büyük labirenti
Dünyanın en büyük labirentinde,  galaksinin geri kalanını imrendiren bir  sabah yaşanıyor. Hava ılıman, deniz  mutedil dalgalı, gökyüzü alabildiğine mavi;  âdeta kusursuzluğun tarihi yazılıyor.
05:47
May 17, 2021
Mayıs Çiçek Açtı
“Önce şiirde sevdim kavgayı Özgürlüğü kelime kelime şiirde Mısra mısra sevdim yaşamayı Öfkeyi de sevinci de”
00:53
May 17, 2021
Laikliğin etimolojisi ve milli irade meselesi
“Laik” sözcüğü Ege’nin iki yakasında iki ayrı anlama bürünmüştür. Kökeni  Yunanca “laos” (halk) olan “laiklik” bizde müthiş bir rejim kavgasını,  Yunanlarda ise basitçe halka ait olanı anlatır. Bir Yunandan “laiki musiki”  sözünü duyduğunuzda, onun rejimden, dinden söz açtığını sanmayın  sakın; sadece “halk müziği” demek istiyordur. Ama  Yunancadan gelen bu sözcük, Türkiye’deki politik  ve sosyal hayatın en büyük tartışma konularından  birini oluşturuyor.
03:57
April 27, 2021
BIR İSTANBUL MÜCEVHERI: Adalar
İstanbul hâlâ güzel; bize rağmen...  “İstanbul’a ihanet ettik.” C.Başkanı öyle  dedi. İstanbul’un birçok mücevheri arasında  Adalar da bulunuyor. Adalar, Ekrem İmamoğlu  Büyükşehir Belediye Başkanı oluncaya kadar,  seçmen rantı olmadığından yıllarca ihmal  edilmişti.
05:34
April 27, 2021
Hayalimde Adalar’da felsefe sempozyumları düzenlemek var
Yıllarını gazeteciliğe veren Erdem Gül,  2019 yılından bu yana Adalar Belediye  Başkanlığı görevini yürütüyor. Gül’le bir  bahar günü, İstanbul’un başka hiçbir ilçesine  benzemeyen Adalar’ın kültür sanat zenginliğini,  turizm potansiyelini ve geleceğe dönük projelerini  konuştuk. Gül, başta ulaşım olmak üzere, Adalar’ın  tüm sorunlarını katılımcı yöntemlerle çözmekten  yana olduklarını söylüyor.
07:27
April 27, 2021
İlkbahar; doğanın muhteşem uyanışı
İlkbahar, kış ve yaz mevsimlerinin arasında,  kışın uyuyan ve metabolizmasını yavaşlatan  doğanın artık uyanmaya başladığı mevsimdir.  Ne çok sıcak ne çok soğuktur.
04:19
April 27, 2021
Sabah yeniden doğmalı
Bir boş sayfa açtım, baktım uzun uzun ona,  daldım gittim beyazlığına, yokluğuna ve  çokluğuna. O boş sayfada ne hayatlar  gördüm; sepya karelere sığmış, çığlık çığlığa  susup giden ve ne hayaller yaz sıcağında,  kurumuş dereye yağan ilk yağmur sonrası  toprağa çekip giden. Bak yine neredeyse  sol göğsümün altı ama bir türlü tam yerini  anlamadığım parem sızlıyor. Camı açtım baktım  sokağa, pek bilge, pek karanlık ve acımsı…
11:10
April 27, 2021
2 konuk… Sibirya’dan Ada’ya… Ada'dan mavi yolculuğa
LEV Davidoviç Bronştein…  1900’lü yılların başında  Çar’ın polisleri tarafından  gözaltına alınır, tutuklanır ve  Sibirya Cezaevi’ne gönderilir… Bronştein, siyasi görüşleriyle  Çar’ın otoritesini tehdit eden bir  aktivist… 2 yıl kaldığı cezaevinden  sahte bir pasaportla kaçar…
03:34
April 27, 2021
MÜGE
“Nisan yağmuru işte!” diyerek alelacele  daldı, Çenar Otel’in beyaz kapısından.  Girişteki koltuğa çantasını bırakıp,  ceketini şalını çıkardı. Yetkili birine bakındı Müge.  Yanına gelen adama, “Oda bakmıştım.” dedi  tedirgin.
07:38
April 27, 2021
ÇAMLARIN GÖLGESINDE PANDORA’NIN KUTUSU: Büyükada
“Adalar sahilinde bekliyorum Yârim seni serian istiyorum Her zamanki yerimde bekliyorum Beni şad et Şadiye başım için”
05:06
April 27, 2021
Agatha’nın Anahtarı
Pera Palas’ın pastanesinde İhsan’ı  bekliyorum. Gözlerim pastanenin  kartonpiyerlerle süslenmiş tavanlarında,  eski avizelerinde, nakışlı aynalarında ürkek ürkek  gezinirken, üniversiteden mezun olduğumuzdan  beri İhsan’la görüşmediğimizi anımsıyorum.  Telefondaki sesini bile güçlükle tanıdım. O  beni gazetelerden izliyormuş, son romanımı da  okumuş.
19:37
April 27, 2021
Adalar’dan bir yel eser geleceğin kanatlarına dokunan
Prens Adaları’’nda geleceğe kültürel miras  bırakmak için didinenlerden, çevirmen:  Yazar Ayşe Sarısayın…
06:42
April 27, 2021
Ada'da Müzik İle Yaşam
Çocukken Büyükada’da balıkçılık yağan  dayımın yanına giderdim. Ada’da ki  çocukluk günlerim hep güneşlidir benim.  Okullar tatil olur, bir tarafı engin mavilikte  kaybolan, sırtında rengârenk çiçeklerle güneşi  selamlayan ada kardeşlerimle en güzel  anılarımızın yeri oluverirdi. 1949’da İstanbul  Fatih’te doğmuştum ve tüm çocukluğum anakara  ve ada arasındaki o masmavi denizdi benim.
05:19
April 27, 2021
Ada ile Piyano
Uzuuuun yıllar önce, 1993 sanırım. Bir  yazı yazacaktım. Kimle, neyle mi ilgili?  Ergüder Yoldaş’ı bilenler azalıyor, o  yüzden duydunuz mu diyeyim, işte onunla ilgili.  O günlerde Ada’da yaşadığı anlaşılmıştı, sonra  gazeteciler, televizyoncular derken, kaçtığı,  sığındığı ya da barındığı yerden, naylonla çevrili  bir kulübe, bir ‘orman adamı’, ‘medeniyetten  habersiz’ bir adam profili çıkardılar. Ateş rengi  bir adam, saçı sakalı kızıl, gözleri de ateş mavisi. 
08:35
April 27, 2021
Canlar buluşur Burgazada’da!
“Kalesi deniz kıyısına yakın bir yalçın kayalar üzere  dikdörtgen bir şeddadi yapı küçük kaledir. Kalesi  olduğundan Burgaz Adası derler. 300 adet bağlı ve  bahçeli ve hayat suyu kuyulu evleri vardır. Bütün halkı  Urum kefereleridir. Mamur kiliseleri vardır. Keçisi ve  tavşanı gayet çoktur. Dağlarında bağlarının hesabı  yoktur. Ve halkı gayet zengin reislerdir.”
07:54
April 27, 2021
İstanbul Adaları
“İstanbul Avrupa Başkenti” dizisi içinde,  Heyemola Yayınları tarafından 2010  yılında yayımlanan “Benim Prens  Adalarım”a çalışmak, benim için öncelikle  Adalar’ı gezip görme, yakından tanıma fırsatı  demekti.
06:49
April 27, 2021
Uzun sürmüş bir yaz
Bir akşamüstü Kınalı’dan Burgaz’a yollandım.  Niyetim şöyle bir Kalpazankaya’ya  uzanıp, Sait Faik’i yoklamaktı. Bakındım  göremedim. İskeleye döndüm, baktım oradaydı.  Barba Yani’nin meyhanesinde tek başına  oturuyordu. Beni gördüğüne sevindi mi, pek  anlayamadım. Güldü. Hoş beş ettikten sonra bana  bir öykü anlattı. O zaten hep öykülerini önce yaşar,  sonra yazardı. Bugün Balıkçı Varbet’i görmüştü.  Balıkçı matemdeydi, göğsünde siyah bir kurdele  ile. Her gün buluşup da balığa çıktıkları yakın  dostu olan martı ölmüştü.
12:45
April 27, 2021
Mavi
Rivayet olunur ki, ada çocukları karanlığı  bile mavi görür, geceyi şaşırtırmış. Daha  gözlerini açar açmaz hangi mavinin  ayrılık, hangisinin kavuşmak demek olduğunu  bilirlermiş. Çok eski devirlerde kötülüğün  panzehri olduğuna inanılan rengin, sadece ada  çocuklarının bildiği sırları varmış. Çocuklar ve  mavi sırdaşmış.
05:52
April 27, 2021
Bir Köy Enstitüsü Destanı HAMSİ EKİBİ
Karışık duygular yaşadığım aylardan biridir,  Nisan. Bir yanım hâlâ çocuk, coşkuyla  kutladığımız eski 23 Nisan’ları özlüyor, diğer  yanım buruk. Çünkü Nisan’lar bana; 17 Nisan  1940’ta kurulan, ne yazık ki 1954’te kapatılan Köy  Enstitüleri’ni hatırlatıyor.
06:57
April 27, 2021
Özgün bir eğitim uygulaması
Köylü her gereksinimi için öğretmene koştu. Çalışırken  bir yeri yaralandı o yarayı öğretmen sardı, çift sürdüğü  sabanının mili eğildi okula koştu, işlikte öğretmen körük  çekti, köylü çekiç salladı, saban tamir oldu, tarla sürüldü.
07:26
April 27, 2021
TBMM, Cumhuriyet demektir
Bizim açımızdan Nisan ayının en önemli  günü, elbette takvimlerin 23’ü gösterdiği  zaman dilimidir. 23 Nisan’ın Çocuk  Bayramı olarak da kutlanılmasından bu yana  küçükler, bugün karar mekanizması koltuklara  kurulurlar ve büyüklenirler. Büyüyünce ne olacağı  sorulduğunda “İtfaiyeci” diyen hiçbir çocuğun  23 Nisan’da bulunduğu yörede bir itfaiye birimi  yöneticisinin koltuğuna oturduğu görülmemiştir.
08:26
April 27, 2021
Sabahattin Ali 73 Yıldır Kayıp
Babam Sabahattin Ali, 1948 yılının karlı  bir şubat sabahı benim ve annemin  birkaç poz fotoğrafını çektikten sonra  Ankara’dan İstanbul’a doğru yola çıktı ve bir  daha geri dönmedi. Ölüm haberini neredeyse bir  yıl sonra 1949 yılı Ocak ayında gazetecilerden  aldık.
06:25
April 27, 2021
BEKLEME ODASI - KÜRŞAT BAŞAR
Merhaba Kürşat Bey, İstasyon’a ilk gelen siz  oldunuz, hep programlarınızda dakik misiniz? Merhaba... Evet, özellikle gezilerde genellikle  ilk gelen ben olurum. Kimseyi bekletmeyi ya da  beklemeyi de sevmediğim için dakik olmaya özen  gösteririm.
06:05
April 27, 2021
BEKLEME ODASI - İLHAN ŞEŞEN
Müzik ve yazı el ele tutuştuğunuz yol  arkadaşlarınız, nasıl bir yol var önünüzde? Kimi zaman heyecanlı, genellikle heyecanlı ama  bazen stresli, bazen durgun, bazen bundan sonra  ne olacak, ne yapacağım bunalımları... Şimdilerde  yeni bir romana başladım, müzikle ilgili de değişik  bir proje üstünde çalışıyorum. Bir de çocuk  kitabım var, bitti sayılır
02:16
April 27, 2021
Ektiklerimiz ve biçtiklerimiz
Doğanın en güzel halini aldığı zamandır  bahar ayları. Kış aylarının ardından  havanın kasvetini ve gri rengini  üzerinden attığı yerini ferahlamaya, parlaklığa  ve ışıltılara bıraktığı zamandır.
04:02
April 27, 2021
YUSUF HAYALOĞLU
YUSUF HAYALOĞLU
01:11
March 25, 2021
‘Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın!’
Mehmet Akif Ersoy’un kaleme aldığı İstiklal Marşımız 12 Mart  1921’de TBMM’de kabul edilmişti. Dönemin Milli Eğitim Bakanlığı, ‘Maarif Vekili’ Hamdullah Suphi  Tanrıöver’in desteği ile İstiklal Marşı için bir yarışma açılmasına karar  vermişti, kazanan 500 liralık para ödülünün de sahibi olacaktı. 700’den  fazla şiirle başvurulmuştu yarışmaya, tam sayısıyla 724!.. Ersoy para ödüllü  olduğu için yarışmaya katılmayı düşünmemişti.
04:27
March 25, 2021
Anneme daha çok benzetenlere ise huyum aynı babam derdim.
Hiç unutmam…  Yaklaşık 30 yıl önceydi. Çünkü o  zamanlar oğluma hamileydim ve  Hürriyet gazetesinde çalışıyordum. Hürriyet’in  basının amiral gemisi olduğu günlerden söz  ediyorum. “Yaşamın İçinden” sayfası için Sadri  Alışık yazısı istendi benden… Çünkü Sadri Alışık  hastanede idi ve her an fani dünyadan göç  etmesi bekleniyordu…
11:56
March 25, 2021
YERIMIZ DÜNYA
Duygu abla, siz edebiyatımızın en önemli  kalemlerinden biri ve özel bir gazeteciydiniz.  Peki, tüm bunlar hayallerinizin neresindeydi?
09:14
March 25, 2021
SEN VARSIN ORADA
Âşık Veysel türküleri her  sabah çalınsa dünya değişirdi
05:36
March 25, 2021
Bir Anadolu Kadını "Beser Hatun"
Evi; yüksek dağların hep beyaz kaldığı,  gerdanına hayat dolu tertemiz bir akarsu  dolanmış, hayallerin yeşil olduğu bir yerdi.
18:43
March 25, 2021
KADINLAR ŞEHRİ
“ Bu şehri kadınlar kurdu.” dedi  Esma. “Her şey bir günde  oldu. Mutfakta mantı  açıyordum. Mucizeyi pencereden  gördüm. Kedilerin tüylerini tarar gibi,  düşünceli bir rahatlıkla yaptılar. Adım  adım bastıkları yeri aydınlattılar.
03:02
March 25, 2021
ÜMRAN
Apartman boşluğundaki güvercinler, ışığı  yakar yakmaz, sabah oldu sanıp kanat  çırpmaya başlıyorlar. Mutfağın camı  bu boşluğa açılıyor. Bu yüzden her sabah beşte  Ümran, çayı koyarken kuşlar da yanan lambayla  birlikte uyanıp ötüyorlar.
06:45
March 25, 2021
İstasyon
Binen misin, Bekleyen mi? Hangi yolcunun bagajısın?
00:40
March 25, 2021
Akademik ve hayat bilgisinin harmanlandığı yerde bir kadın
Akademik ve hayat bilgisinin harmanlandığı yerde bir kadın: Prof. Dr. Aysu  Erden
11:04
March 25, 2021
Yeşilay Haftası
Türkiye’nin en köklü sivil toplum kuruluşlarından olan, yüz  yıldır bağımlılıkla mücadele eden Yeşilay, 1. Dünya Savaşı  yıllarında, işgal güçlerinin toplumumuzda alkol gibi bağımlılık  yapıcı maddeleri yaygınlaştırmasını ve işgale karşı mücadele  ruhunun zayıflatılmasını önlemek amacıyla, Dr. Mazhar Osman  Usman ve arkadaşları tarafından 5 Mart 1920’de İstanbul’da “Hilal-i  Ahdar” adıyla kurulur.
03:18
March 25, 2021
Sokakların babası, Locaların Cohen'i
“ Parfüm bana ispirto gibi kokuyor.”  diyordu. Baba’yı tanıyanlar bilir,  eğer yeni tanışmışsanız, ne isminiz  aynıdır onda, ne sözleriniz kalır.
08:14
March 25, 2021
Hayat geçer tarih kalır - Çanakkale geçilmez!
Bazı siperler arası mesafe 5 metre. Kafanı kaldırıp tüfekle nişan almak  bir yana dursun taş atsan düşman miğferinde. Havada mermiler  çarpışıyor. Haftalarca susmayan top sesleri...
06:41
March 25, 2021
Bizimdir mart, mordur rengi
Milattan önce 13. yüzyılda  Hitit İmparatorluğu Kraliçesi  Puduhepa, tarihin ilk yazılı  barış antlaşmasına mührünü vururken ne  düşünmüştü acaba?
06:32
March 25, 2021
Dünya Emekçi Kadınlar Günü ve Şair Kadınlar
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü; bir lütuf değil, bir kazanımdır.  Çünkü diğer toplumsal mücadeleler gibi bu gün de dramatik hatta trajik  kayıplar verilerek ve direnişle elde edilmiştir. 1857’deki dokumacı işçilerin  talepleriyle devinim kazanan olaylar, Clara Zetkin’in öncülüğünde 1910’daki  Emekçi Kadınlar Günü’nün kabulüne uzanır. 1977’de Birleşmiş Milletler  kararıyla 8 Mart, uluslararası özellik kazanmıştır
11:50
March 25, 2021
KABUS BEKÇILERI
Ağlama, Ruhunu çalacaktır ebedi mavilikler. Ağladıkça gözyaşların, Bir bir seni terk eder. 
01:56
March 25, 2021
Çünkü müzik edebiyatı çok sevdi
Müzik-edebiyat aşkı ne zaman başladı?  Ezelden beri desek çok mu ileri gideriz?  Aslında birçok sanat türü birbiriyle  belki de ezelden beri ilişki içindedir. Bir çeşit birlikte  yaşama ve var olma meselesidir bu sanki. Farklılık  ve bir arada yaşama... 
05:48
March 25, 2021
ATATÜRK DEVRIMLERI VE KADINLAR
8 Mart Kadınlar Günü bazı ülkelerde  gerçek bir bayram gibi kutlanır.  Bizde ise, kadınlarımızın ne kadar acı  çektiğinin hatırlandığı bir gündür.
03:44
March 25, 2021
"Bir adın vardı senin"
Gecenin oldukça geç bir zamanı, belki  sabaha yakın, sırtımı kalorifere dayamış  yerde otururken ve bu son bir seneyi  aklımdan geçirirken, ‘geleceği görmeye ömrüm  yetecek mi?
08:03
March 25, 2021
Kadın pilotla uçmak...
Anonstaki sesin tınısında farklı bir şey vardı... Hosteslerin alışkın olduğumuz, standartlaşmış denebilecek  duyurularındaki tınıdan daha farklı, özel bir tonlama... İlgilenerek kulak kabarttım... 
03:19
March 25, 2021
‘SILBIÇLI BEŞIK’TEN PROFESÖRLÜĞE ‘BIR CUMHURIYET KADINI’NIN ÖYKÜSÜ Ayşe Baysal
Unutulmamalı ki bu topraklarda kadın, kağanla, hakanla eş  tutulan “hatun”du, “İl Bilge Katun”du. Siyasi ve sosyal hayatta ziyadesiyle saygındı ve fikirleri değer  görürdü.
06:19
March 25, 2021
Balkon
Televizyonun karşısındaki koltuğunda  derinlere dalmıştı. Sakalını sıvazladığının  bile farkında değildi. Parmağında kalan  kılı fark edince ayıldı. Beyazdı. İç geçirdi.  “Sakala da beyaz düştü ha...”
05:16
March 25, 2021
Kestim Kara Saçlarımı
Uzaktı dön yakındı dön çevreydi dön Yasaktı yasaydı töreydi dön İçinde dışında yanında değilim İçim ayıp dışım geçim sol yanım sevgi Bu nasıl yaşamaydı dön
01:47
March 25, 2021
İSTANBUL, KADINLAR VE MİMOZALAR
Napolyon’un “Dünya bir ülke olsaydı  başkenti İstanbul olurdu.” dediği şehir… Necip Fazıl’ın “Kadını keskin bıçak,  taze kan gibi sıcak, gecesi sünbül kokan,  Türkçesi bülbül kokan.’ dediği İstanbul…
06:35
March 25, 2021
Sahici ve kalıcı olan ile sahte ve geçici olan arasındaki farkı anlamaya başladığında görüyorsun büyük resmi…
“ Tek önemli vakit vardır, içinde  bulunduğumuz an… O an en önemli vakittir çünkü sadece o  zaman elimizden bir şey gelebilir… En önemli kişi; kiminle beraberseniz odur  zira hiç kimse bir başkasıyla bir daha görüşüp  görüşmeyeceğinizi bilemez…
05:46
March 25, 2021
Kar, buz, lavanta, yeşil saha
Bend It Like Beckham (Hayatımın Çalımı  Beckham) filminde Jesse, ailesine rağmen  futbol tutkusunun peşinden gider.  She’s the Man filminde (bize gelince Seksi  Futbolcu olmuş)  Viola, futbol oynayabilmek için  erkek kılığına girmek zorunda kalır.
08:43
March 25, 2021
ŞİİR
Yaktı mı Amansız yakmalı şiir Yumruk gibi dağlamalı bazısı İnsanın Güneş gibi Salkım saçak Uçmalı gökyüzünde Ay gibi üşümeli gecede Kelimeler süzülüp Damla damla doluşurken mısralara Yelken açmalı Uzun yollara
01:31
March 25, 2021
BEKLEME SALONU - Ayşe Kulin & Ayşe Yüksel
BEKLEME SALONU
07:23
March 25, 2021
Tülay German
“ Benim için şarkı söylemek, bin çeşit renkle  nakış işlemek. Yiğitliğin alıyla, kederin  karasıyla, acının sarısıyla, umudun  mavisiyle...” 
08:12
March 24, 2021
MART ÇİÇEK AÇTI
MART ÇİÇEK AÇTI
01:02
March 20, 2021
Döncenenin Seyir Defteri
Ülkemiz müziğinin çağdaşlaşma temelini atan iki büyük sanatçıyla, kendi çalışma ortamlarında, bir müzik stüdyosunda buluşmak o kadar heyecan verici ki… Bugün dünyanın en şanslı kişisi benim. Madem her şeyin başladığı yerdeyiz ilk sorumu hemen sorayım: Cem Baba ve Barış Abi müziğe nasıl başladı?
12:05
March 09, 2021
Kardelen ve Pamuk
Kardelen kış ayının karlı günlerinde senenin ilk açan çiçeğidir ve baharın geldiğinin müjdecisidir de aynı zamanda. Bembeyaz ve biraz boynu büküktür kardelenin ama narindir, güzeldir, umuttur da.
03:06
March 09, 2021
Hasan Hüseyin olmak
Sanatın başkenti Ankara o yıllarda çok güzeldi. Çiçeği burnunda bir sendikacı olarak sanatsal etkinliklere koşuyorduk. Bahçelievler’deki Arı Sineması henüz tarumar edilmemişti.
06:27
March 02, 2021
BEKLEME SALONU - Timur Savcı
Merhaba Timur Bey. İstasyona İlk gelen siz oldunuz, hep programlarınızda dakik misiniz? Evet, dakiğim. Özellikle son 10 yıldır. Ama öncesinde çok dakik olduğum söylenemez.
07:35
March 02, 2021
Sait Faik'le Görüşme
Konuk: Sait Faik Abasıyanık Röportaj: Yaşar Kemal
05:53
March 02, 2021
Hasan ile Hüseyin
“Çoklarından düşüyor da bunca/Görmüyor gelip geçenler/Eğilip alıyorum/Solgun bir gül oluyor dokununca.”
08:08
March 02, 2021
Ben Dağların Yalancısıyım
Tuncel abinin doğum günüydü.1 Şubat 2003...
08:42
March 02, 2021
28 Şubat Sivil Savunma Günü ve 1-7 Mart Deprem Haftası
Ülkemizde her yıl, 28 Şubat Sivil Savunma Günü ve Mart ayının ilk haftası da Deprem Haftası olarak, deprem bilincinin oluşturulması ve depremlere karşı hazırlıklı olunması amacıyla kutlanıyor. Bu günlerde toplumsal bilinci artıracak farkındalık çalışmaları, okullarda konuyla ilgili şiir, resim, kompozisyon yarışmaları, acil durum ve deprem tatbikatları, tahliye tatbikatları gibi konuyla ilgili çalışmalar yapılıyor.
06:46
March 02, 2021
Yaşar Kemal ve derin gerçekçilik
Bir roman dünyası yaratmak ve o dünyayı gerçeğinden ayırarak bir mikrokozmos olarak kendi evreni haline getirip bu yolla bütün insanlığı anlatmak çok zor bir iştir.
07:17
March 02, 2021
Bir vizyoner lider dünyayı değiştirir
İnternet insanların yaşamına girdikten sonra dünya daha da küçüldü. Kentler, ülke sınırlarını aştık. Artık dünyanın her tarafından anında haber alabiliyor, anlık gelişmeleri takip edebiliyoruz. Kimsenin aklına gelmeyecek bir saldırı ile Amerikan Kongre Binası’nın basılması gibi…
08:49
March 02, 2021
Şubat Çiçek Açtı
Şubat Çiçek Açtı
00:49
February 28, 2021
Ne gelirse meraktan…
Öldürür mü hiç merak kediyi? Dokuz canından birini belki. Geriye sadece sekiz tane kalmıştır, ama daha bilgedir artık kedi. Başına ne güzellik geldiyse meraktan gelmiştir.
04:15
February 28, 2021
İÇİNDEKİ DÜŞMAN
Umulmadık anda, meraklı bakışlardan çekinmeyip yaşlı gözlerimizi gizlemeden, hasretle kucaklaşırız.
03:49
February 28, 2021
NURAN
Soğuk, kirpiklerinin köküne kadar yerleşmişti. Açmaya çalıştı ama nafile. Saçlarına kadar çekip yorganı gömdü burnunu.
07:07
February 28, 2021
Yağmur
Her bir şeyin üzerini örtüp arındırmasını biliyor; dünya var olduğundan beri, bunu durmaksızın yapıyordu, hafifçe çiselerken, sağanak şeklinde yağarken ve birçok kez de fırtınayla karışık yağıp, yüzümüze kamçı misali ellerini sert biçimde vururken.
04:03
February 28, 2021
Düğüm
Yakasını gevşetti; boğuluyor gibiydi. Yokluğunu fark etmeleri an meselesi olsa da biraz yalnız kalmaya ihtiyacı vardı.
03:33
February 28, 2021
YAŞAMIN UÇLARININ LIRIK YOLCUSU: Tezer Özlü
Tezer Özlü’yü okuyup, tadına; hem acısına hem tadına varmış da onu özlemeyen var mıdır acaba?
07:50
February 28, 2021
Üzerimizde Soğuyan Zaman
Benim arkamda -dedim- aynı dilde, kültürde, coğrafyada yaşadığımız çok büyük dört şair var: Yunus Emre, Pir Sultan Abdal, Karacaoğlan, Nâzım Hikmet.
06:59
February 28, 2021
Not defterimden şiirler
Her şey ağlayana kadar Akıttığında gözyaşını Kavgaya yeniden girişmemin tam zamanı Her şey boşalana kadar Savurduğunda geleceği Hayata yeniden merhaba demenin vakt
01:25
February 28, 2021
AYLİN
Yine ağzında kan tadıyla uyanmıştı. Bu hisse hiçbir anlam veremiyor ve çok sinirleniyordu.
03:59
February 28, 2021
Hasan Hüseyin Derler Adına
Hasan Hüseyin Korkmazgil (1927-1984), toplumcu şiirin deli akan ırmağıdır. Türkülerde, ağıtlarda dile getirilen delice akan "Kızılırmak" da denebilir.
10:53
February 28, 2021
Önce insan!
Yaşar Kemal, önce insan! Evet, büyük bir yazar; yirmi altı romanı, öyküleri, röportajları ve şiiriyle, yirmiyi aşan yarısı yurtdışında kazanılmış ödülü ve ikisi yurtdışından yedi adet fahri doktorluk payesine rağmen, Allah’ın her kuluna nasip etmediği bir nitelikle, önce insan, o!
04:27
February 28, 2021
İçindeki Kahramana Yüz Çevirme
Doğduğum yer Antep, kahramanlık öyküleriyle dolu bir yerdir. Sadece öyküleriyle değil, gerçek kahramanlarıyla da ünlüdür.
10:56
February 28, 2021
Yaşar Kemal'in Doğayı Okuyuşu
Dilimize Arapçadan geçen edebiyat sözcüğü adap (Arapça adab) sözcüğü ile aynı kökten gelmektedir. Kimi yazarlara göre edebiyat, etimolojik kökenine uygun olarak zamanla insanı kötülüklerden koruyan, iyiliğe sevk eden, güzel huy anlamı kazanmıştır.
05:49
February 28, 2021
Stadyumda yer Yaşar, gök Kemal...
Her okuduğumda yüreğimdeki yangının tesiri daha da büyüyor... Yaşar Kemal’in “Sarı Sıcak” romanında bir “Osman” var... Ondan söz ediyorum..
07:41
February 28, 2021
Yaşar Kemal Boğaziçi konuşması
Sevgili Dostlar, Beni bu doktorayla onurlandıran Boğaziçi Üniversitesi'ne teşekkür ederim. Buraya kadar gelerek beni onurlandıran dostlarım da sağolsunlar.
11:23
February 28, 2021
Bekleme Salonu - Çağan Irmak
Yolculukların benim hayatımda çok önemli bir yeri var. Adana’da geçirdiğim çocukluğum boyunca babamın mesleğinden dolayı çok fazla yolculuk yaptım.
03:38
February 28, 2021
ÖYKÜ SARMALI
Sarı, turuncu ve kahverenginin hâkim olduğu Vefa sokağında, elimdeki zarfla seni beklerken sanki her şey düşünmem için tasarlanmıştı.
03:15
February 28, 2021
Yama
Herkes mahalle bitti diyor. Hayır, biten muhabbet. Siyasi bir tarif artık. Sağ ve sol kaldırımın yerini şimdi ‘bizim mahalle’ ve ‘öteki mahalle’ aldı. Mahalle küçüldü.
06:20
February 28, 2021
Aldırma Gönül
Sabahattin Ali’yi, annem-babam öğretmen olduğu ve okumayı çok sevdiğimiz için çocuk yaşlarda okudum, tanıdım ve sevdim
06:55
February 28, 2021
BENDE TÜKENMEZ BIR HAYAT VAR
Dışarısı, göz kapaklarını mühürleyen bir toz yağmuruyla bitmeyen pusa teslim. Top namlusunun dumanı şehri sarıyor. O toplar gece gündüz bitmeyen öfkesiyle bir fırtınanın haykırışı sanki, insanın ruhunu dövüyor.
11:36
February 28, 2021
Soğuk
Paltolu ve eldivenli yürünen bir ocak akşamı daha İstanbul’da...
03:00
January 21, 2021
Geç kalmışlardı
Nâzım’ın 1935 yılında Yenigün dergisinde/ gazetesinde, geleneksel masal diliyle yazılmış 13 masalı yayımlanır.
03:43
January 21, 2021
Ocak Çiçek Açtı
“şuramızda bir şey var acıya benzer umuda benzer böyle günlerde her şey hem acıya, hem umuda benzer”
01:13
January 21, 2021
TEK BAŞINA
gözlerim kirpiklerini indirmemişti yere geceler erkendi ve kimse ağlamıyorduççç
02:03
January 21, 2021
Aydın Boysan
Hayata muhabbet, muhabbete hayat katmış Aydın Boysan... Sanatın, İstanbul’un, hayatın en özel dostuydu o... Aramızdan ayrılışının 3’üncü yılında dostları Banu Zeytinoğlu ve Mustafa Alabora anılar ve unutulmayanlarıyla Aydın Abi'lerini andıkları sohbeti bizimle paylaştı...
09:40
January 21, 2021
MELANKOLİK BİR İSTİSNA
Sokaklar var hiç geçmediğin. Hiç tanımadığın yüzler, kinayeli gülüşler var. Daha önce hiç var olmadığın iklim ve tarih... Hepsi de hislerini işgal ediyorlar.
03:14
January 21, 2021
FÜSUN
Geçen yılı, elimizi belimize koyup vurduğumuz kalça darbesiyle sonsuzluğa uğurlayıp çiçekli pazen fistanımızın fırfırlı tarafını belimize sokuşturduk. Yürüyoruz, bakalım hangi mevsim ne getirecek?
05:44
January 21, 2021
Neyzen Tevfik, Tevfik Kolaylı...
Neyzen’i anlatmaya kalkarsak o, kitaplara da sözlere de sığmaz. Bodrum, İstanbul, Mekteb-i Sultaniye ve sonra Galata Mevlevihanesi... Anlatacak çok şeyi var.
07:58
January 21, 2021
Edebiyat Coğrafyamızda Şairlerin Ayak İzleri
Bu sayımızda sevgili hocamız Prof. Dr. Baki Asiltürk ile Nâzım Hikmet’i, edebiyatta kuşak tartışmalarını, sanatçının yapıtları ve özel hayatı arasındaki ilişkiyi konuştuk.
09:01
January 21, 2021
Yıldırımların Efendisi ve Hürkuş
Gökyüzü; kendisine kanatlı ya da kanatsız dalan hangi yüreği geleceğe taşımadı ki onlarınkini taşımasın ve yönelen hangi gözü ışıltısız, umutsuz bıraktı ki onlarınkini bıraksın.
07:37
January 21, 2021
Gölgede Yalnız
Lahaina’da, devasa Banyan ağacının altındayım. Hayallerim ağacın varlığı kadar uçsuz bucaksız. Bencilliğimden ödün vermeye niyetim yok. 
04:21
January 21, 2021
Yaşanmış bir düş gördüm!
Hepimizi alt üst eden 2020’yi geride bıraktığımız bugünlerde, izin verirseniz size faydalı bir düşünme egzersizi hediye etmek istiyorum.
02:52
January 21, 2021
Bursa Cezaevi, Balaban ve 'Şair Babası' Nâzım Hikmet
Nâzım Hikmet, pek çok suçlamayla Türkiye hapishanelerinde tutulmuştu. Dile kolay 13 yılı bulmuştu hapisliği.
07:07
January 21, 2021
MAVI GÖZLÜ DEV FUTBOLCU
Hikmet çok iyi topçuydu. Ben yetişemedim. Ama öyle böyle bir topçu değilmiş! Eski kurtlardanmış.
07:09
January 21, 2021
Tiyatro ve Nâzım
Şairimizi bu kez internet imkânları ölçüsünde anacağız ne yazık ki. Bildiğiniz gibi virüs nedeniyle... Onun hasretini çektiği ülkesinde Türkçe sevdiği şiirlerinin yasak olduğu döneme de değinerek ve yine onun anısı önünde saygıyla, sevgiyle eğilerek...
03:38
January 21, 2021
Hoşça kalın dostlarım benim hoşça kalın!
Doğdu şair Kasım’ın 20’si, yılı 1902, saati belli değil… Bir dede var evinde, özgür düşüncesiyle biraz şiirin peşinde.
14:02
January 21, 2021
Lavinia Moro Romantico
Çok söyledim ama yazmış mıydım, hatırlamıyorum. Çok mu önemli? Düşünüyorum. Önemli ya da değil ama bana ilginç geliyor.
08:38
January 21, 2021
Doğu’nun büyük şairi
Vera Tulyakova’nın anılarında, Nâzım Hikmet’in ölümünden sonra bir başka şairin onun için söylediği bir söz bende iz bırakmıştı.
04:05
January 21, 2021
Nâzım Hikmet ve Çevresi
Nâzım Hikmet’in ne denli büyük bir değer olduğunun kanıtlarından biri de hayatı boyunca çevresine yaydığı sevgi ışığıdır. Nâzım’dan yayılan bu ışık öylesine güçlüdür ki, onu tanıyanlar etkisinden hiçbir zaman kurtulamamış, bütün ömürlerince o ışığın peşinden gitmişlerdir.
12:05
January 20, 2021
Ustalar Gökten Zembille İnmez…
Sıra dışı insanlar ve olaylar işaretlerini önceden verirler. Tıpkı Nâzım Hikmet ve genç Türkiye Cumhuriyeti gibi.
07:09
January 20, 2021
'Umut'a şans vermek
365 günlük yeni bir zaman dilimine adım attığımız ocak ayında bütün güzelliklerin hepimizi, herkesi selamlamasından daha iç açıcı bir gelişme olamazdı. 
03:50
January 20, 2021
2021 de biter...
Umudun sözlük anlamları bunlar. Güven duygusu, bir süredir hakkında en çok konuşulan. Hissedemeyen insanların sayısının çokluğu. Yokluğu kaygı hâli yaratan. Yaygın durum.
03:54
January 20, 2021
Ve Hayat Da Sevgi Gibi Uzun Bir Kelimedir
ULAŞ GEROĞLU
10:01
January 20, 2021
Cemal Süreya ve Pülümür
Cemal Süreya, yeryüzünde farklı coğrafyalara dağılmış Pülümür’ün seçkin evlatlarından biri olarak ilçemizin gururu olmuştur. Toprağından koparılmış olmasına rağmen ve belki de bilakis koparıldığı için, gönlü daima coğrafyamıza, kültürümüze dönük olmuştur. Bu kısa yazıda fazla bilinmeyen bu yönüne değinmek isterim
05:30
January 20, 2021
Bir atlatırsak pir atlarız
Dört duvar arasına sıkışmışken içinde özlemler köpürürken ömrüne bir teselli arayışıyla dönüp eski fotoğraflara bakıyor insan.
07:14
January 20, 2021
Siz hangi kahveyi sevmiştiniz?
Annemin, çok uzaklarda kalmış o evde, pirinçten el değirmeniyle öğüttüğü o kahve çekirdeklerinin hafızamda bıraktığı kokuyu hep anlatmak istemiştim...
06:60
January 20, 2021
Aralık Pazarlığı
Çocuklarla salgını konuşuyorduk. “Sen çocukken nasıldı peki pandemi?” dediler. ‘’Böylesi olmadı ki hiç.’’ dedim. Böylesi yüz yıldır olmamış.
06:02
January 20, 2021
Sahi biz ne yaşadık?
Gökyüzü, evimizde ardı sıra yanmak için bekleyen ışıklar gibi envai çeşit renge boyalı... Şimdi tam zamanı, kucaklaşmalı ve haykırmalı; Hoş geldin 2020!”
13:05
December 25, 2020
Hayal mi, Gerçek mi?
Hayalleri severim ama kendi hayallerimi… Bana zorlanan her şeye karşı çıkarım, hayaller de zorlanmamalı; istediğim şeyleri düşünüp biçimlendirip sonra bir senaryo gibi işlemeliyim.
12:54
December 25, 2020
Tiyatroyu Yıkmak...
Anadolu Ateşi Dans Topluluğu Pandemi döneminde Sanatın ve Sanatçının sürdürülebilir ilkesiyle kesintisiz sanat için her yolu denedi, Online eğitim, online gösteri ve pandemi kurallarına uyarak seyircili gösteriler, arabalı gösteriler yaptı...
03:35
December 25, 2020
BEKLEME SALONU : MUSTAFA ALABORA
Bekleme Salonu'nda hayatlar yazılır; kelimeler anlatır insanı. Her ay iki yakın dostu hayali bir yolculuğa çıkarttığımız İstasyon'umuzun Bekleme Salonu'nda Kandemir KONDUK'a ve Mustafa ALABORA’ya birbirlerinden habersiz, birlikte çıkacakları yolculuğun merak edilenlerini sorduk. O zaman iki dostla biraz hayal biraz gerçek muhabbetimize buyrun.
04:05
December 25, 2020
Bir Söz Söyledim Bin Zamana
“Sevgide güneş gibi oI, dostIuk ve kardeşIikte akarsu gibi oI, hataIarı örtmede gece gibi oI, tevazuda toprak gibi oI, öfkede öIü gibi oI.”
12:38
December 25, 2020
MEHMET AKİF'in "Sefahat"ı...
1900’lü yılların başı... Memlekette aydınların ve aydınlanmaya çalışanların sansürden başını kaldıramadığı yıllar... Gazeteler, kitaplar, dergiler, tiyatro oyunları, romanlar, hikâyeler, makaleler, şiirler… 
04:21
December 25, 2020
BEKLEME SALONU : Kandemir Konduk
Bekleme Salonu'nda hayatlar yazılır; kelimeler anlatır insanı. Her ay iki yakın dostu hayali bir yolculuğa çıkarttığımız İstasyon'umuzun Bekleme Salonu'nda Kandemir KONDUK'a ve Mustafa ALABORA’ya birbirlerinden habersiz, birlikte çıkacakları yolculuğun merak edilenlerini sorduk. O zaman iki dostla biraz hayal biraz gerçek muhabbetimize buyrun.
04:39
December 25, 2020
İçimde Söven Biri Var
“Bir telefon röportajı yapar mısın İstasyon için?” dendiğinde, hiç düşünmeden ‘’Celil Nalçakan’’ dostum geldi aklıma. Çünkü eğer bu sohbetin içinde şiir olacaksa; müzik, sinema, edebiyat, velhasıl sanat olacaksa; bu alanın her koluyla alakası olan bir Rönesans ustasıydı Celil, biraz yanlış çağda dünyaya gelmiş…
12:30
December 25, 2020
YARATICILIĞININ SÜREKLILIĞI IÇINDE BOL ÇIÇEKLI NARIN BIR DAL: SEVİN OKYAY
Bu sayıdaki konuğum, tanımaktan sonsuz mutlu olduğum; kendisini dinlerken her zaman bir şeyler öğrendiğim; sinema eleştirmeni, bir romancı, gazeteci, çevirmen ve radyo programcısı Sevgili Sevin Okyay.
10:50
December 25, 2020
Ercan Kesal
İnsanoğlu yeryüzünün misafiridir, edebimizle nasiplenip, sofrayı dağıtmadan kalkıp gitmeliyiz.
06:07
December 25, 2020